| 25 Haziran 2010, 12:45:52 |
|
|
 |
« Yanıtla #15 :» |
|
Çok ilginç bir soru. Yanıtını ben de bilmek isterdim. Ne güzel sadece Dağıstan veya Kafkasyalılar'ın olmayan bir forum sayfası oldu. Görüşlerin paylaşıldığı ve bilginin bilgi üzerine yükseldiği bir insanlık.... İnsan ırkı bilincinin, etnik aidiyetlerden ve milliyet hislerinden daha yukarıya taşınmış olması çok hoş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Haziran 2010, 13:10:45 |
|
|
 |
« Yanıtla #16 :» |
|
Devletleşmemiş, özgüveni yüksek, kentler kurmuş, uygarlıkların harmanlanmasına büyük katkısı olan “Kuzey Türkleri” ‘nden Kıpçak / Kuman Türkleri’nin baskın özelliklerini yaşayan bir kültürün Trabzonlu bireylerindenim.
Köyümüzün eski sakinlerinin genel adı; “Sereçli” ‘dir ve “Şirak / Siraces” şeklinde adlandırılan Saka / İskit boylarındandır. Bu “Sir” kök adıyla anılan ve Ermenice’de “-van”, Farsça’da “-an”, Yunanca’da “-oi”, Latince’de “-i” addan ad yapma ekini alarak değişik şekillerde anılan eski Saka / Sarmat boyundan olanlardan bir bölümü, Koban Nehri civarından Güney Gürcistan – Azerbaycan civarına, oradan da Anadolu’nın muhtelif yerlerine dağılmıştır. Gerek toponim ve gerek kültürel sözcüklerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Saraç / Sereç olarak da anılan bu boy, Yunan kolonistlerle ilişkiye girip Grekçe’yi günlük yaşantılarında kullanan, bunun dışında kültürel olarak eski Türk gelenek görenekleriyle, inançlarını hala yaşayan tek boydur.
Benim sizlerden sorduğum “Dedelos” ‘lar ise köyümüze sonradan yerleşenlere verilen genel addır. Yunan efsanelerindeki İkarus’un babası Daidalos ve Yunanca’daki “labirent” anlamının bu toplulukla örtüşen hiçbir ortak yönü yoktur. Oysa Yunanca “-lardan olan” anlamındaki ( ki günümüzde mübadeleyle Yunanistan’a giden “Hıristiyan Türkler” ’e Yunanistan’da “Turkos” denilmektedir.) “-os” ekini çıkartırsak “dedel” kökü kalır ki bu da Sereçler’in takip ettiği coğrafyadaki “Dadalı” ‘larla ( Kıpçak – Avşar karışımı ) örtüşür. Bölgedeki Azeri Türkleri’nin katkısıyla da şekillenen kültürde sözcükler değişik varyantlara bürünürler. Şöyle ki; “dadal, dedel, deldel, teltel” v.s. ( Karamanlı’ların Osmanlı zamanında Balkanlar’da iskanıyla birlikte bu adlar Balkanlar’a da geçmiştir.).
Gelenek görenekleri ve doğal yapısıyla Dağıstan kültürüyle de örtüşen, pek çok ortak yönleri bulunan Trabzon yöresinde iki tane Demirkapı ile son bulan Solaklı vadisinde bu özellikler daha baskındır (Dağıstan’daki Sulak nehri ve Hazar kıyısında biten Kafkas dağları’nın Derbent geçidi toponimlerinde olduğu gibi.).
“Dadalı – Solak” bağlantısı ile “Didoy – Azerice ‘Dedoy’ / Sulak” örtüşmesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. Eğer “-y” son eki “-lar” anlamı içeriyorsa bu; Azerice ve eski Türkçe’de aynı anlamdaki “-li” ekiyle örtüşür ( Saraçli / Saraçlar gibi). Bu durumda “Didoy / Dedoy” adı “Didoli / Dedoli” şeklini alır ki bu da “Dadalı” ile birebir örtüşür.
Benzer sözcüğü ortak kültürümüzün bir parçası olan Lazca’da da “dido” olarak görürüz ki bu sözcük Laca’da “büyük, yaşlı ebeveyn” ‘i betimlemek için kullanılır. Rahmetli Kazım Koyuncu’nun “Dido Nana / Büyük Anne” şarkısında da aynı sözcüğü görürüz.
Yukarıdaki açıklamalarım bağlamında sorumu kısaca yineliyorum;
“Didoy / Dedelos” aynı mıdır?
Bana sorarsanız, “aynıdır”.
Saygılarımla.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Haziran 2010, 15:41:11 |
|
|
 |
« Yanıtla #17 :» |
|
öncelikle hoşgeldiniz .yukarıda ifade ettiğiniz konularda size açıklayıcı bilgiler verebilecek üyelerimiz olacaktır.
saygılarımla
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 27 Haziran 2010, 13:24:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #18 :» |
|
Trans ve Sir Kafkasya olarak anılan Kafkas Dağları’nın ön ve arkası ile çevresini oluşturan bölge ülke sınırları ile birbirinden ayrılmış, binlerce yılda harmanlayarak oluşturduğu ortak kültürünü unutmuş / unutturulmuş ve her yerdeki siyasetçilerin yaptığı gibi batılıların da dini kullanarak (misyonerlikle), “kendi kaynaklarıyla baş başa kalması durumunda açlıktan öleceği, dünyanın diğer yerlerini sömürerek sahip olduğu refahı koruyabilmek için doğru olup olmamasının onlar için bir önemi olmayan, dünyayı kendi eksenlerinde döndürme” siyaseti ile bir oyana bir bu yana savrulup gidiyor, bunalımlı, ülküsüz, ne olduğunu bilmeyen, sanal bir avarelikle nesillerimizi kaybediyor, adeta robot halinde “araç” olarak kullanılıyoruz.
Bu bağlamda; gündelik yaşantımızda “dede” sözcüğünü kullanırken Erzurum’da kardeş, arkadaş, can dost anlamında da kullandığımız “dadaş” sözcüğü ile Damal’da yerleşik Dadalılar’ın aralarında hitaben kardeşim, canım anlamında “dadam” sözcüğünü kullandıkları ve bu üç sözcüğün aynı kökenli olduğunu belirtmek isterim.
Toponomi / “Yer Adları Bilimi” kapsamında; Gürcistan’daki “Shiraki / Şirak” Düzlüğü ( Platosu) ‘nde bulunan “Dedoplis Tskaro” bölgesi dışında Patara Shiraki bölgesi ve “Shiraki” adı ile anılana diğer Kasristskali, Zilcha, Canyon Ole bölgeleriyle, özellikle “Didi Shiraki” bölgesini de anmak isterim.
Saygılarımla.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 29 Haziran 2010, 19:13:33 |
|
|
 |
« Yanıtla #19 :» |
|
-os ekine bakılırsa rumca bir kelime olabilir bu dağıstan ve gürcistanda kullanılan en yakın kelime Dido zaten gürcüce bir kelime ve büyük demek. Gürcüler avarların hvanal yani zundal boyuna bu ismi takmışlardır. Türkçede benzer bir kelime var dadaş anlamı büyük kardeş.... türkçede kullanılan dede en büyük ced, ata, hatta çocuk sevilirken hala severken çocuğa hitaben halası, teyzesi severken teyzesi der. dedeler severken dedesi der çevremde akrabalarımdan duyduğum birde dedeloş biçimi varki sizin kelimeye biraz yakın
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 29 Haziran 2010, 19:18:31 Gönderen: bejdal »
|
Logged
|
Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 30 Haziran 2010, 00:41:30 |
|
|
 |
« Yanıtla #20 :» |
|
Herkese merhaba;
Öncelikle bana özel mesaj gönderen arkadaşıma yanıt yazmaya çalışıp başaramadım. Buradan kendisine teşekkür ediyorum. Bana Hata olarak; "Girmiş olduğunuz harfler resimdekilerle uyuşmamaktadır. Lütfen tekrar deneyiniz." şeklinde not geliyor. Anlam veremedim, yardımcı olursanız sevinirim.
Ayrıca "bejdal" arkadaşıma ve diğer arkadaşlara ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Konuyla ilgili diğer iletileri de okudum ve biraz da araştırdım. Öncelikle aklıma gelen üç soruyu sizlere sormak istiyorum;
- Didoy mu, Dido mu? - Sondaki "y" harfi Yunanca'dan gelme "oi" midir? - Didoylar hangi dili konuşurlar?
Saygılarımla...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 01 Temmuz 2010, 12:42:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #21 :» |
|
http://www.nkadido.narod.ru/buradan araştirabilirsin selamlar
|
|
|
|
|
Logged
|
DAĞİSTAN*****ASOKU***KÖYÜ***TOKAT**OVACİK**KÖYÜ **SÜLALE****GAMALAV***
|
|
|
| 02 Temmuz 2010, 22:59:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #22 :» |
|
didoy sondaki y eki avarcada kadınlar için kullanılan dişil şahıs ekidir. dido dili ise literatürde avarcanın bir kolu olarak gösterilir. eğer o dediğiniz didoy kelimesi bizim lisana göre anlamlanmdırılacak olursa "didolu bayan" anlamı kazanır.
sayın mahnida ayrıca yorumlarınızda geçen diğer bir kelime saraç, sıraç kelimesine istinaden köyünüz bir alevi yerleşim yerimidir.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 02 Temmuz 2010, 23:10:03 Gönderen: bejdal »
|
Logged
|
Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 06 Temmuz 2010, 00:34:37 |
|
|
 |
« Yanıtla #23 :» |
|
Öncelikle herkesin ilgisine teşekkür ediyorum.
Konumuzla bir ilgisi olmasa da içimden geldiği için, sizlere bir ithamda bulunmadan kişisel görüşümü açıklamak istiyorum. Ben İslam’da mezhepçiliğe karşıyım. Müslümanların mezheplere bölünerek en azından İslam’ın yanlış anlaşılmasına neden olduklarını düşünüyorum. Gelelim sorunuza;
Anadolu’da muhtelif “Saraç” ön adlı Alevi köyleri var. Bizim köyümüz ise Sünni’dir.
“didoy” ‘daki “-y” son ekine gelince; anladığım kadarıyla bu ek çoğul eki değil de “dişil” bir ek. Yani Yunanca’da yer adlarının dişil olması gibi. Yanlış mı anladım acaba?
Saygılarımla…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 08 Temmuz 2010, 23:36:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #24 :» |
|
evet avarcada böyle bir ek var yunancada dişil eril bir lisan mı bilmiyorum mesela maarula dağlı demktir avarlar kendilerini böyle isimlendirir. maarulav dendiğinde dağlının erkek olduğunu, maarulay dendiğinde kadın olduğunu biliriz. maarulal dediğimizde ise genel bir hitaptır.
|
|
|
|
|
Logged
|
Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 09 Temmuz 2010, 14:54:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #25 :» |
|
Baska bir sey daha var.
Bu sanirim dunyanin her yerinde var.
Komsu halklar yada ayni cografada yasayan birbirinin dolayli komsusu olan halklar birbirlerine kendi dillerinde farkli isimler verirler.
Almanlara italyanlarin aleman demesi gibi, yada adigelerin ( kabardeylerin ) asetinlere kusha demesi gibi, veya cecenlerin avarlara suuli yada suli demesi gibi.
Birde camav arkadasimizin dedigi gibi, farkli donemlerde farkli kabileler hanedan ailesi-sulalesi olarak one cikmistir arkaik kavimlerde ve bu arkaik kavimler icin bunlar bunlardir diyemeyiz. Bunlar sunlar, sunlar, sunlar ve sunlarda olusuyordu demek daha dogru olur.
Dido didoy olmus olabilir, ama ama bunun disil eril / feminin-maskulin ile bir alakasi oldugunu sanmiyorum.
Foruma hos geldiniz mahnida... Sizi aramizda gormek guzel...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 17 Temmuz 2010, 13:22:05 |
|
|
 |
« Yanıtla #26 :» |
|
Gerek hammadde ve gerekse yarı ürün kaynağı olarak yetersiz bir kıta olan Avrupa’nın halkları, sanayileşme öncesi ve sonrası kendi dışındaki zenginlikleri ve bu zenginliklerin sahibi olan halkları “kurmuş oldukları bu mutluluk zincirini” devam ettirebilmek için gerek yalan ve gerekse fesat ile bilimsel olup olmadığına bakmaksızın kültürel olarak da kendine göre tanımlamış, şekillendirmeye çalışmıştır. Burada Avrupa halklarının en çok sorun oluşturan yaklaşımı “adaletsiz” ve “bilim dışı” davranmalarıdır. Bu yaklaşımlar sonucu insanlık; kökenini, geçmişini ve ata kültürünü sağlıklı bir şekilde tanımlayamadığı için geleceğini de oluşturamamaktadır. Hazar’ın batısındaki Albanlar’ın bugün Adriatik Denizi kıyılarında, İberler’in İspanya’da, As / Alan’ların Galiçya ve Asturias’ta, batı kökenli Haylar’ın Ermenistan’da olmasını çok az konuşan Batı, tarihin ve pek çok milletin oluşmasında en önemli etken olan Türkler’in ana yurdunu Sibirya’nın kuzeyi olarak tanımlamaktan hiç mi hiç rahatsız olmamaktadır.
Kültürlerin ve milletlerin oluşumunda en önemli etkenlerden olan “dil” konusunda da aynı kurgulamayı yapan Batı, gerektiğinde kökenlerini Tibet’te bulmakta, gerektiğinde Perslerle ve Kürtlerle aynı atadan geldiklerini söylemekten de çekinmemektedirler. Aynı batı ana dili İspanyolca ve Portekizce olan Güney Amerika ve zenci Kuzey Amerikalı yaratarak koskoca bir kıtanın kültürünü yok etmiş, “ya canın – ya da dinin” dayatmacasını da kullanarak Amerika kıtasını bir bakıma yeniden yaratmıştır.
Kudüs merkezli Hıristiyanlığı varlığını koruyabilmek için kabullenen Doğu Roma ve bağdaşları batılılar Hıristiyanlığa Batı Roma’daki Vatikan’ı merkez yaparak kendileri dışındakileri misyonerlik yoluyla da mankurtlaştırarak kullanmaktan çekinmemişlerdir.
Kafkasya, yukarıda özet olarak anlatmaya çalıştığım süreç ve uygulamalara örnek oluşturabilecek sorunlarla her zaman yüz yüze bırakılmıştır. Bol bol yazan, fakat çoğunlukla “yanlış yazan / yalan değil” ( dil ve yazım kuralları gereği ) denizci, tüccar antik Yunanlıların, Persler’in, Araplar’ın insanlığa bıraktığı tarihi belgelerini aynı mantık ve sistem gereği yorumlayan günümüz Batı’sını; “bilimde şüphecilikle” ve akıl – bilim süzgecinden geçirerek değerlendirerek kendi ata kültürünü, geçmişini en doğru şekliyle ortaya çıkarması sadece Batı’nın işine gelen toplulukların değil, Kafkasya halklarının da hakkıdır.
Saygılarımla.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2010, 21:51:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 :» |
|
lagodekhideki avarlar hakkinda hic bir yerde okumadim.ama avarlarin yasadigini biliyorum.dostlarim orda okuyor hic koylerine gitmemisler.soylediklerine gore logodekhin merkezinde gurcu ve ermeniler cokluk teskil ediyor.sehirde 100-200 azeri ve avar karisik oldugunu soyluyorlar.avarlar balakenin qabaqcol kasabasindan goc etmisler ve azericeyi biliyorlar.gurculerle konusmaya bizimkilere yardimci oluyorlar.azerilerse lagodekhin koylerinde yasiyor.yaklasik lagodekhin 3de 2sini azeriler teskil ediyor.bildiklerim bu kadar.bu arada azeriyim
|
|
|
|
|
Logged
|
M.Orxan
|
|
|
|