Dağıstan'a gitmeden, anayurdu görmeden hiçbir şeyden haberdar olamayız. Oradaki kardeşlerimizle haberleşmek, kültür alışverişini artırmak, ticarette bulunmak, seyahatler gerçekleştirmek gerekiyor. Fakat bunun içinde ilişkilerin normalleşmesi gerekiyor.
Politik sığlıkları bir tarafa koyup, önce Dağıstan kültürü, dilleri, halkı ve ekonomisi için neler yapılabilir? Ona bakmalı. Yoksa yitik kuşaklar, kayıp bir tarih yazmaktan başka elimizden ne gelecek. Ha bir de kuru hayaller. Biz gözlerimizi kapadığımızda o da gider. Biter gider.
Hiç anlamıyoruz Şamil'i. İmam doğru şeyi, doğru yerde, doğru kişilerle, doğru zamanda dedi. Ne yer, ne kişiler, ne zaman doğru değil. Hepsi aynı zamanda olmalıydı.
Son 20 yılımız ne yazıkki kayıp 20 yıl. Dağıstan'ı kendine getirmek için, kapıyı ya da pencereyi, nafile zorluyoruz. Bence bacadan girmeli.
Bilmem anlatabiliyormuyum?











??