SARIKAMIŞ
Tarih kitaplarında pek sözü edilmeyen anacak sözlü tarihle bizlere gelen bazı hikayeler Sarıkamış muharebesinde yaşanan insanlık dramı bana bu konu hakkında araştırma yapmaya sevk etti. Bu savaş hakkında bilmemiz gereken Enver Paşanın Turan ülküsü ve bu ülküsünü kullanarak Kafkasyaya seferler düzenlemesi ve kafkasyada sürgünle gelen kafkas halklarınıda bu savaşta kullanması ve telef etmesi. Kafkas Harekat Ordusu ve Dağıstan Ordusu isimli birliklerin kurulması ikinci bilmemiz gereken ve bilmemiz gereken diğer bir konu köyümüzden yani Osmaniye köyünden bu savaşa iştirak edenlerin çoğunun geri gelmemiş olması, esir düşmesi ve şehit olması gibi nedenlerle. Bildiğim kadarıyla köyümüzün büyüklerinden Naip Hasan (bu savaşta yaralanmış ve Erzurumda yaralarından dolayı şehit olmuştur), Kömüş Mehmet, Mehmet Köksal (Enver Paşanın seyisi) ve bilmediğim diğer şehitlerimiz bu harpte şehit düşmüştür. Bu konu hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak azmindeyim. Araştırmalarım sırasında bir kaynakta aşağıdaki gibi bir haberle karşılaştım. Bu haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ayrıca son bölümdeki ağıtı dinlemeyi unutmayın. Ayrıca köyümüzden bu savaş katılanların ailelerinden isteğim bildiklerini bu bölümün altında paylaşmalarıdır. Tarih unutulmaması gerek bir yaradır.
saygılarımla
bejdal 2©®7Ruslar Türk askerlerini kurşuna dizdi
Sarıkamış Harekatı'nda Ruslara esir düşen Türk askerlerinin açlık ve işkence sonucu öldüğüyle ilgili kayıtlar 92 yıl sonra KGB'nin arşivinden çıktı.
Sarıkamış Harekatı'nda Ruslara esir düşerek Hazar Denizi'ndeki Nargin Adası'na götürülen binlerce Türk'ün açlık ve işkence sonucu öldüğüyle ilgili kayıtlar 92 yıl sonra KGB'nin arşivinden çıktı.
Birinci Dünya Savaşı'nda esir kampı olarak kullanılan, 10 bine yakın Türk asker ve sivilin şehit edildiği tahmin edilen Hazar Denizi'ndeki Ruslara ait Nargin Adası'nın görüntüleri, Rus Gizli Servis Teşlikatı'nın (KGB) arşivlerinden çıktı.
Tam 92 yıl sonra, Sarıkamış Dayanışma Grubu'nun uzun çalışmalarıyla ortaya çıkan kayıtlarda, 1914-1915 yıllarında, Sarıkamış Harekatı'nda Anadolu köylerinden esir alınan sivil ve askerlerin görüntüleri yer alıyor. Tarihi kaynaklarda, Türk esirlerin çoğunun, susuzluktan, yılanların zehirlemesi ve Rusların kurşuna dizmesiyle şehit olduğu yazıyor.
ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DA KAMPTA ÖLDÜ
KGB tarafından propaganda amaçlı çekilen kayıtlarda, 10-15 kişilik gruplar halinde ortada bulunan bir tencereden yemeklerini yiyen, açlık ve ağır kış şartlarına dayanamadıkları için hafızalarını ve sağlıklarını kaybettiği anlaşılan ve sağa sola sallanarak yürüyen esirlerin görüntüleri var. Esir düşenlerin çoğunun şehit olduğu bilinen adada çekilen görüntüler arasında, çoğu anne ve babasız kalan bebek ve çocukların toplu halde denize girmeleri de kaydedilmiş. Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Nargin Adası'nın bir kısmının tamamen mezarlık olduğunu ve bu mezarlıktan getirdikleri kemikler üzerinde yapılan incelemelerde aralarında Türkler'in de olduğunun ortaya çıktığını belirterek, Ada'nın Türk şehitliği yapılması için çalışacaklarını da ifade etti.
ESİRLER SU DİYE YALVARIYORDU
Bakü'deki Hümmet Parti Başkanı olan Dr. Neriman Nerimanov o tarihlerde şehir dumasına sunduğu raporda şunları söylüyordu: “Burada su çetinlikle ele düşen bir şeydir. Burası adeta arsa-i kerbeladır. Su olanda hörek yok, hörek tapılanda su yoktur. Bu yılanlar yuvasında yaşamaya değil, ölmeye mahkum olan zavallılar susuzluktan göğermiş, kurumuş dillerini ağızlarından çıkarıp dudaklarını kemiriyor, 'su' diye ah vah ediyorlardı. Burada içmeyede su tapılmıyor. Buraya su karadan geliyor. Cezirenin özünün içmelik suyu yoktur. Bazen oluyor ki deryada şiddetli külek oluyor. O günlerde barkazlar cezireye yanaşmıyorlar. Barkaz gelmeyince su da yok. Sivil esirler içinde 80 yaşında bitmiş halde ihtiyar kişilerle, 2 yaşından 15 yaşına kadar körpe çocuklar vardı”
Zapsu'nun dedesi kaçmış
Adaya Türk şehitliği açılması konusunu daha önce gündeme getiren eski milletvekillerden Turhan Çömez, o dönemde Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Abdullah Gül'e yazdığı mektupta adada esir olarak kalan isimlerden birisinin de Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu'nun dedesi Abdürrahim Zapsu'nun olduğunu dile getirmişti. Dede Zapsu, esir kaldığı Nargin Adası'ndan bir hemşirenin yardımı ile kömür kamyonunun içinde kaçmayı başarmış.
Bir adı da cehennem adası
Ruslar tarafından ağır suçluların konulduğu ada, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Prens Oldenburg'un talimatıyla esir kampına dönüştürüldü. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'nün karşısında Hazar Denizi'nde bulunan Nargin Adası, yaklaşık 900 dekarlık yüzölçümüyle bölgenin en büyük adası. Su kaynağı ve bitki örtüsü bulunmayan, yılanlarıyla ünlenen ada, bu nedenle tarihte Yılan Adası olarak anıldı. Rusların uzun yıllar hapishane olarak kullandığı Nargin Adası, içinde bulundurduğu azılı esirler ve zehirli yılanlarıyla 'cehennem ada' olarak da adlandırılıyordu.
Yeni Şafak
kaynakENVER PAŞA'NIN BÜYÜK HAYALİ
1914 Ocak başından beri "Başkumandan Vekili" olarak bütün Türk ordularının komutanı olan Enver Paşa İttihat ve Terakki'nin en güçlü adamı idi. Enver Paşa Kafkasya'da Rusya'ya karşı sağlanacak askeri bir üstünlükle "Turancı" ülküyü gerçekleştirebileceğini düşünüyordu. Alman cephesinde meşgul olan Rusya'nın Kafkaslarda ancak 100.000 piyade ve 15.000 süvarisi 256 topu bulunuyordu. Ayrıca Ermenilerden 4.000 ve Gürcülerden 2.000 kişilik kuvvetleri vardı. Enver Paşa, Ruslara karşı iki kat kuvvetle saldırıp yenmeyi düşünüyordu.
HİÇBİR UYARIYI DİNLEMEDİ
6 Aralık 1914 tarihinde Trabzon'a oradan da Erzurum'a gelen Enver Paşa'nın kış ortasında, askerin yazlık giysi ile ve bütün yolar karla kaplı iken yapmak istediği saldırıyı kabul etmeyen 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa istifa etti. Ancak hiçbir uyarıyı dinlemeyen Enver Paşa, kış ortasında, 1,5 metre kar altında, -25 derecede ve 2-3 bin metre yükseklikte, 19 Aralık 1914 tarihinde orduya saldırı emrini verdi. 90.000 kişilik mükemmel disiplinli bir ordu "Sarıkamış Saldırısı"na başladı. Yiyecek ve ısınma için hiç bir hazırlık yapılmamış olan bu saldırıda Türk askerinin 60.000'den çoğu soğuktan donarak öldü.
90 BİN KİŞİLİK ORDUDAN 12 BİN'İ DÖNDÜ
Bütün olanaksızlıklara rağmen asker, dayanıklılık, itaat, direniş ve mücadele azminin üstünlüğü bakımından büyük bir örnek gösterdi. 27 Aralık'ta yapılan Türk saldırısı Ruslar tarafından durduruldu. 28-29 Aralık'ta da Sarıkamış kuşatıldı. Fakat ordunun üçte ikisi soğuktan donarak öldüğü için kuşatma başarısız oldu. 1 Ocak 1915'te, planın başarısızlığını gören Enver Paşa yine de saldırıyı devam ettirdi. 2 Ocak günü ise cepheden ayrıldı. Rus ordusunun ileri harekatı ile Ardahan ve Oltu yeniden Rusların eline geçti. Türk askeri çekilirken yine soğuk, açlık ve hastalıktan büyük kayıplar verdi. 90.000 kişilik ordudan 12.000 kişi geriye dönebildi, geriye dönenler de hastalıklı idi.
SARIKAMIŞ HAKKINDA YAKILAN AĞIT
Enver Paşa'nın o günlerde oluşturduğu 90 bin kişilik birlikte yer alan 3 bin kadar Çerkes süvarisinden ancak bir avuç kadarı evine geri dönebilir. Yaşanan bu acı olay o yıllarda toplumun hafızasına kazınır ve Sarıkamış Savaşı hakkında ağıtlar yakılır. Bu ağıtlardan en çok bilineni ise günümüzde de hala yaygın olarak söylenen 'Kars Zawe' (Kars Savaşı) adlı ağıttır.
İşte o gün yaşanan büyük acıyı ve travmayı hala üzerinden atamayan yeni nesillerin de hafızasına katlanan o ağıt.
dinlekaynak