| 16 Aralık 2007, 14:43:00 |
|
|
 |
« :» |
|
Aşağıdaki yazı uzun bir yazı olsada okuması pek uzun olmayacaktır, en azından hayatlarının büyük bir bölümünü Kafkasyanın kurtuluşu için ayıran ecdadımızın hürmetine kısa bir zaman ayrılarak bu yazı okunmalıdır.
M. Aydın Turan
“PROMETHE HAREKETİ”NDE KUZEY KAFKASYA MÜLTECİLERİ : KAFKASYA DAĞLILARI HALK PART İ S İ (1926-1940) “SOVYET MAHKUMU MİLLETLER BLOĞU” : PROMETHE HAREKETİ Aynı adı taşıyan mitoloji kahramanıyla sembol olunan “Promethe hareketi”, geçmişlerindeki politik düşünceleri ve yaklaşımları homojenlikten uzak; literatürde “Sovyet Doğu Halkları” terimiyle karşılanan, Rus yada slav olmayan ve Kırım’dan Kafkasya’ya, Orta Asya ve Ural ile Volga arasındaki bazı bölgelerde yaşayan halklardan ibaret geniş bir etnik yelpazeye 1 mensup kimi siyasi mültecilerin, I. ve II. Dünya Savaş arı arasındaki karmaşık statüko dahilinde bütünüyle politik karakter taşıyarak 1926-1940 döneminde bu statükonun bazı yönlerini değiştirmeye yönelen, asgari müştereklerde birlikteliği yansıtan siyasi harekettir. Bünyesinde kalabalık Rus muhaceretine yer verilmeyen ve karşımıza ideolojisi, organizasyon modeli, strateji ve metodları, çalışma alanları gibi yönlerden ilginç bir tipoloji çıkaran bu hareketin aktörleri, bolşevik hegamonyasını kabul etmeyerek yaşadıkları topraklardan ayrılan bazı mülteciler ile başta Polonya olmak üzere, Avrupa’nın Sovyet karşıtı resmi ya da gayriresmi siyasi ve akademik odakları idi. Birinci kategoride yer alan mülteciler, Rusya’da monarşinin çöküşünü ifade eden 1917 Şubat ihtilalini olumlu karşılayıp “demokratik Rusya Cumhuriyeti”nin kurulmasına omuz veren, ancak “geçici hükümetler”in tutarsız politikalarına zaman içinde tavır takınan, genelde orta sınıflardan gelen intelijansiya mensuplarıydı. Hemen hepsi, eski imparatorluk coğrafyasında köklü bir siyasal dönü ş ümü simgeleyen Ekim 1917 Bolşevik İhtilaline cephe alarak, kendi ülkelerinde 1920-1921 dönemine dek süren “milli ba ğ ımsızlık” hareketlerinde rol oynayan insanlardı 2 . Ve yine, mültecilerin hemen hepsi 1920-1921 döneminde bolşevik hegamonyasının kesinleşmesinden sonra, uzla ş ma imkanlarının kalmadı ğ ı atmosferde topraklarını terkederek dramatik “mülteci” yaş antılarına başlamışlardı 3 . Bu yaş antının batıdaki merkezleri ise, Paris, Prag ve Varşova olmuştu. “Promethe hareketi”nin ikinci kategoride yer alan en önemli aktörü ise, I. Dünya Savaş ı’nın karmaşa ortamında bağımsızlığına kavuşan, uzun dönemler boyu Almanya ve Rusya tarafından temsil edilen farklı çıkarların arasına şıkışmışlığın derin yaralarını taşıyan Polonya idi. İlk büyük savaş , modern Polonya için adeta dönüm noktasıydı. Pilsudski ve Dmowski liderli ğ indeki iki büyük grubun yo ğ un çekişmeleriyle süren iktidar oyununu, Kohn’un “şiddet ve kin şarkıcısı” dediği 4 “Polonya Sosyalist Partisi” lideri Pilsudski kazanmıştı. 1920 yazında Varşova’nın kurtarılmasında olağanüstü gayretleriyle karizma kazanan Pilsudski, avantajını kullanarak iktidara uzanırken, arkasında sosyalistlerin ve işçilerin desteği vardı. “Devleti yaratan millet değil, milleti yaratan devlettir” sözleriyle ün yapan Polonya lideri 5 1926’da diktatörlü ğ ünü ilan etmiş 6 , özünde kırsal bir ülke olan Polonya’da kuramsal olarak mevcut çok partili hayata müdahalede bulunmamış , muhalefet gazetelerini hoş görmüş ve ekonomik yaşam üzerinde bütüncül bir siyaset uygulamamı ş tı 7 . Dı ş politikasını büyük ölçüde Fransa’ya yaslayan Pilsudski’nin ülkesi, onun 1935’de ölümüne dek siyasal çalkantılardan uzak kalmıştı 8 . 1921 ilkbaharında Batılı devletlerin Sovyetlere saldırıya geçmesini bekleyen Pilsudski, bu gerçekleşmedi ğ i takdirde “ilk hamlede kurtulmaları daima mümkün olan Ukrayna, Kırım ve Kafkasya’nın kurtuluşlarının bugünkü nesiller tarafından görülemeyeceğini” söylüyordu 9 . Hala imparatorluk geleneğini sürdüren Sovyetlerin yıkılmaması Polonya için daimi bir tehditti ve “tarihi misyon” olarak ülkesini Avrupa’da “merkezi konum”a ulaştırmayı seçen Pilsudski’nin bu ideali büyük ölçüde Rusya’nın konumuna endeksliydi.ഊÇevresinin de paylaştığı düş ünceye göre, bağımsızlığın ön koşulu Rus imparatorluğunun dağılmasıydı. O halde, Rusya’ya karşı bütüncül bir mücadele sürdürülmeli, ona karşıt tüm hareketlere destek verilmeliydi. Oysa Batılı devletler Pilsudski’nin beklentisini karşılamaktan uzak şekilde, önceleri el altından, daha sonra ise açıktan bol ş evik Rusya ile siyasi ya da ekonomik bağlantı kurmakta gecikmediler ve Polonya yine geleneksel Rus tehdidinden kurtulamadı. 1924’te hala ısrarlı giri ş imlerini sürdüren Pilsudski bir taraftan Polonya’nın İ stanbul’daki ate ş emiliteri kanalıyla, mülteci liderlere destek verileceğini duyurmuş , öte taraftan da ilginç bir manevrayla Türkiye’ye ittifak önerisinde bulunmuştu. Ancak cumhuriyet kadroları daha “milli mücadele” döneminde “İ tilaf ku ş atması”na kar ş ı bol ş evik Rusya ile politik ilişki kurarak maddi yardım sağlamış , Kafkaslardaki bağımsızlık hareketlerine sıcak bakmamış , buralardaki iktidarları “İ tilaf devletlerinin kuklaları” olarak görmüştü 10 . Nitekim, Azerbaycan’ın Nisan 1920’de “bol şevikleştirilmesi”nde Ankara’nın direktifleriyle hareket eden Halil Paşa’nın rolü vardı 11 , Mustafa Kemal 14 A ğ ustos 1920’de B.M.M. kürsüsünde iki tarafın ortak hareket etti ğ ini açıklamı ş tı 12 . Bu çerçevede, kuzey kom ş usunu gücendirmeme politikası takip eden Türkiye, hem kendisinden optimist beklentilere sahip siyasi mültecilerin 13 çalı ş malarına, hem de bir başka devletten, Polonya’dan gelen öneriye mesafeli durmuştu. Ama, kendi topraklarında bulunan mültecilerin başka yerlerde faaliyet göstermesine ses çıkarmamı ş , hatta bu muhtemel bela kaynaklarının uzaklaşmalarını teşvik etmişti. Bu noktadan sonra, Polonya Rusya’yı küçük parçalara ayırmak amacıyla, “Beyaz Ruslar ve Ermeniler hariç, Sovyetler Birliği’ndeki bütün Rus olmayan milletleri ihtiva eden Promethe Birliği (Ligue Promethee)”nin 14 organizatörü, siyasi ve ekonomik destekçisi olarak beliriyor; sadece 1926-1936 döneminde, yaklaşık 400 bin dolar tutarındaki bir fonu, kaideten siyasi bir güç oluşturmaması gereken mülteci faaliyetlerine aktarıyordu. 1928’den önce, muhtemelen 1926’da teşekkül eden ve bir klup tarzında çeşitli ülkelerde örgütlenerek anti-bolşevik ve anti-Rus bir çizgide faaliyet gösteren “Promethe Birliğ i” 15 gerçekte “şemşiye bir teşekkül”dü. Bu katılımcı profili, gelmiş geçmiş en büyük siyasi mülteci hareketi “Promethe”nin haklı şekilde “Rusya mahkumu milletler bloğu” olarak tanımlanmasına yol açmıştır. 1917-1921 arası dönemde eski Rus imparatorluğu coğrafyasında dikkatleri üzerlerinde toplayan Roman Smal Stotski (Ukraynalı), Mehmet Emin Resulzade, Ali Merdan Topçubaşı (Azeri), Noy Jordanya, Akaki Çhenkeli (Gürcü), Mustafa Çokayo ğ lu (Türkistan), Cafer Seydahmet Kırımer (Kırımlı), Ahmet Tsalıkattı, M. Girey Sunç, Tausultan Şakman (Kuzey Kafkasyalı) gibi simalar da hareketi tanımayı kolaylaştırmaktadır. Uzun süre, “bağımsız milli devletler”in tesisini amaçlayan birçok mülteci grubun iştirakiyle Ukraynalı siyasetçi Roman Smal Stotski baanlığında çalışan birli ğ in merkezi, bu grupların faaliyetlerini uyumlu hale getirme, onların bir strateji ve program dahilinde aktivite göstermesini sağlama işlevini yüklenmişti. Her grubun ikişer asli üye ile temsil edildiği merkez, ortak politikalar ve söylemler üretiyor, “Milletler Cemiyeti” de dahil olmak üzere, her zeminde Sovyet aleyhtarı girişimlerini sürdürüyordu. Örneğin, “Milletler Cemiyeti”nin XV. Oturum Başkanlığı’na (18 Eylül 1934) ve XVI. Oturum Başkanı Eduard Beneş'e verilen notalarda, Sovyetler Birliği’nin cemiyete kabulu sert usluplarla protesto edilmişti 16 . “Promethe Birliği”, üst yayın olarak “Promethe” mecmuasını ne ş rederken, her mülteci grup, tümü şuurlu olarak dünya kamuoyunun yankısına göre uyumlanan 17 kendi dergilerini yayınlıyordu. İdil-Ural Boyu mültecileri “Milli Bayrak”, Kırımlılar “Emel”, Azeriler “İstiklal” ve “Kurtuluş ”, Gürcüler “Şahartvelo”, Türkistanlılar “Yaş Türkistan” dergileri kanalıyla etkili propoganda faaliyeti gerçekleştiriyorlardı. Ayrıca, Varşova Şark Enstitüsü’nün ciddi bir yayını olan “Wschod” (Şark) “Rusya mahkumu milletler”in sesini Avrupa’ya aksettirmekteydi. Özetle, tarafların karşılıklı çıkarları temelinde şekillenen Promethe hareketi, 1926-1940 arası dönemde süren konjontürün bir ürünü idi. Polonya’nın stratejik kaygıları ve sovyet ideolojisini benimsemeyen sosyal demokrat ve liberal milliyetçilerin beklentileri bu büyük teşkilatın arkaplanını meydana getirmişti. devamı var
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Aralık 2007, 15:03:00 Gönderen: bejdal »
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:44:23 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 :» |
|
KAFKASYA DA Ğ LILARI HALK PART İ S İ Promethe hareketi ya da birli ğ i içinde Kuzey Kafkasya mültecileri Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi (KDHP) tarafından temsil edilmi ş lerdi. Vano Kavtaradze’nin “aydınlar ve üniversite gençli ğ i arasında vatanı özgürle ş tirme hareketini” güçlendirmeye çalı ş an ve “sürgünde yıldızı parlayan politik bir örgüt” olarak tanımladı ğ ı bu te ş ekkül 18 aynı zamanda Kuzey Kafkasya mültecilerinin kurdukları ilk ve tek “parti”dir. Önceleri “Narodnoya Partiya Volnıh Gortsev Kavkaza” (Hür Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi), daha sonra ise “Narodnoya Partiya Gortsev Kavkaza” (Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi) ünvanını kullanan organizasyon, Barasbi Baytugan’ın kaydına göre, 18 Kasım 1926’de kurulmu ş tur 19 . 1920-1921 göçmenlerinin Batı’da yerle ş ti ğ i ülkelerden biri olan Polonya, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren “Do ğ u Sorunu”nun bir parçası olarak süren Kafkasya problemine ilgi gösteren ve özgürlük mücadelesine destek veren mahfillere sahipti 20 . Yüzyılımızın ilk çeyre ğ ine de uzanan bu ili ş ki 21 Polonya lideri Pilsudski tarafından “Promethe” çizgisinde, yeni bir formatta devam ettirildi. KDHP hareketinin organizatörü rolünü, Polonyalı siyasetçilerle en azından 1924’ten beri teması bulunan Said Ş amil yüklenmi ş ti 22 . Yine Baytugan’ın anlatımına göre, bu ismin Avrupa’daki Kuzey Kafkasya kolonisi arasına geli ş i bir “heyecan dalgası” yaratmı ş tı 23 . Said Bey’in Kafkasya’nın en fazla bilinen ailesine mensubiyeti, üstelik dedesi İ mam Ş amil’in 24 dipdiri ya ş ayan hatırası onun ismini, aralarında Kudüs Müftüsü Hüseyni’den, Hitler’in danı ş manı Rosenberg’e kadar birçok politikacı nazarında cazip kılmı ş tı. İ yi bir e ğ itim alan, genç ya ş ında Kuzey Kafkasya’ya dönerek “nominal bir lider” görüntüsünde 25 ba ğ ımsızlık mücadelesine i ş tirak eden Said Ş amil “Rus mahkumu milletler davasıyla yakından ilgilenen” ve bu alakayı “Türkiye’ye de resmen bildiren” Pilsudski liderli ğ indeki Polonya’nın sa ğ ladı ğ ı imkanları “yeni ufuklar”ın açılması olarak algılamı ş tı 26 . Nihayet Said Bey 1926 sonbaharında yanında muazzam bir kitap koleksiyonuyla Var ş ova’nın yolunu tuttu 27 . Var ş ova artık “milli faaliyetin hazırlık merkezi ve karargahı” idi ve partinin temelini Prag’daki “münevver gençler” olu ş turuyordu 28 . Kuzey Kafkasyalı sosyal demokratlarca saygıyla anılan ve dü ş ünsel beslenme kaynaklarından biri olan Ahmet Tsalıkattı da bozulan sa ğ lı ğ ına ra ğ men harekete destek vermi ş ti 29 . KDHP’nin görünür liderli ğ ini, bir triumvira ş eklinde en azından 1930’lu yıllarda payla ş an Mehmet Girey Sunç, Tausultan Ş akman ve İ brahim Çulik de mülteci saflarında dikkat çeken isimlerdi. Balkar kökenli Sunç, 1917 İ htilalinden evvel bugünkü Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin ba ş kenti Nalçik’te yerel halk mahkemesi üyeli ğ i yapmı ş , Tiflis’te Çar Naibli ğ i’ne ba ğ lı çe ş itli komisyonlarda kendi bölgesiyle ilgili çalı ş malarda bulunmu ş , ba ğ ımsızlık hareketine katılmı ş tı 30 . Çulik hakkında bildiklerimiz ş imdilik yazılarıyla sınırlıdır. Buna kar ş ılık, sacaya ğ ındaki di ğ er isim Ş akman’ın da ülkesinin ba ğ ımsızlık hareketinde rol aldı ğ ı bilinmektedir. 5 Mart 1917’de Vladikavkaz’da toplanan kurultayın organizatörü olan Ş akman “Birle ş ik Kafkas Da ğ lıları Birli ğ i Geçici Merkezi” üyeli ğ i de yapmı ş tı 31 . Parti Genel Sekreterli ğ i makamını, 1931’de istifa etmesine ra ğ men, bu çekili ş i kabul edilmeyen Said Ş amil i ş gal ediyordu 32 . “Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi”nin öncülü, Çekoslovakya’da resmi çevrelerin yardımlarını alarak kurulan ve göçmen gençlere burslar, üyelerine sosyal yardımlar tedarik eden “Soyuz Gortsev Kavkaza” (Kafkasya Da ğ lıları Birli ğ i-KDB) adlı örgüttü 33 . 1924-1925 döneminde kısa ömürlü “Kavkazski Gorets” adlı dergiyi de yayınlayan KDB bünyesinden Çerkaski, Baytugan, A.B. Kulatti, M.B. Kulatti, Kundukh, Magoma, Bilatti, Bessolt, Kanukati, Zangi, Canbek gençler KDHP’ye i ş tirak etmi ş ti. Bununla birlikte, partinin kapıları herkese açılmamı ş , bazı isimler yeni organizasyondan özellikle uzak tutulmu ş tu. KDHP’nin ilk periyodi ğ i “Volnıye Gortsı”nin sayfalarında redaktör Aytek Kundukh tarafından sert bir dille ele ş tirilen KDB ba ş kanı Hata ğ ogu bunlardan biriydi 34 . Yeni organizasyon bünyesinde bulunan ilginç bir grup da, 1927’de sözle ş meli statüde Polonya Ordusu’nda göreve ba ş layan Bahaeddin Hur ş , Hüseyin Kumuz, Yusuf Uma ş gibi isimlerin yer aldı ğ ı subaylardı.ഊKasım 1926’dan itibaren KDHP merkezi, süratle da ğ ınık diaspora kesiminin te ş kilatlanmasına yöneldi. Ortado ğ u ülkelerindeki ve açık faaliyetlere izin verilmeyen Türkiye’deki eski ya da yeni Kuzey Kafkasya kolonileri ula ş ılabilecek hedefleri te ş kil ediyordu. Çok geçmeden bu çalı ş mada belirgin bir mesafe alınmı ş tı. Daha 1920’de Kafkasya problemine ilgi gösteren Kral Faysal’dan yardım sa ğ lanmı ş , Ş am’da “Çerkes Birli ğ i” (1928), “Kafkas Cemiyeti” (1931) ve “Çerkes Edebiyat Cemiyeti” (1933), Kahire’de “Çerkes Karde ş lik Cemiyeti” (1932) gibi legal yapılanmalarla KDHP faaliyetleri desteklenmi ş ti. Ayrıca, dönem itibarıyla, en seçkin devlet ricali, zengin tabakası Çerkeslerden meydana gelen Mısır’daki koloninin kültürel merkezi, uzun bir dönem “El-Ezher” bünyesindeki “Çerkes Ş ubesi” olmu ş tu. İ ngiltere ve Fransa’nın a ğ ırlıklı oldu ğ u Ortado ğ u bölgesindeki organizasyonda Said Bey’e “Kafkas Teali Cemiyeti”35 kurucularından avukat Musa Kazım Bey yardım ediyordu. Rasem Rü ş ti, Ra ş id Rüstem, Abdülhamid Galib, Ömer Beytugan, Abdülhamid Ha ğ onduko, Emin Semgug, Blenav Batoko Harun gibi isimler 36 Promethe hareketinin ve KDHP’nin yerel liderli ğ ini yaparlarken, Türkiye’de 150’likler listesine alınarak vatanda ş lıktan çıkarılan Tarık Mümtaz Göztepe gibi simalar da faaliyetlere i ş tirak ediyorlardı 37 . Bu co ğ rafyadaki en mühim aktivite, “Çerkes Birli ğ i”nin KDHP ve Promethe fonlarından yararlanarak 1928’de yayınlamaya ba ş ladı ğ ı “Marc” (Marj) gazetesi idi. Dört dilde yayınlanan (Adigece-Fransızca-Arapça-Türkçe) bu gazete 1931’de Suriye hükümetinin emriyle kapanacaktı En kalabalık Kuzey Kafkasya kolonisinin ya ş adı ğ ı Türkiye’de ise ne KDHP, ne de ba ş ka bir grup legal çalı ş ma yapma olana ğ ı bulamamı ş tı. Geleneksel Osmanlı yakla ş ımına adeta taban tabana zıt bir tutum sergileyen Cumhuriyet Türkiyesindeki uygun olmayan ko ş ullar, partinin Türkiye’deki açık faaliyetlerini engelliyordu. Sovyetlerle ili ş kileri sarsabilece ğ i dü ş üncesiyle uzun süre bu tarz hareketlere sıcak bakmayan,Türkiye tavizkar davranmayaca ğ ını da ortaya koymu ş tu. Kafkasya’daki tavırları dolayısıyla ça ğ da ş larının bir kısmınca “teslimiyetçi” konumda de ğ erlendirilen ve 1921’de Türkiye’ye yerle ş en General Mikail Halil’in 38 ba ş ına gelenlerin mülteci toplulu ğ u üzerinde olumsuz izler bıraktı ğ ı dü ş ünülebilir. Mikail Halil, hem ş ehrisi General İ sa Ruhi Pa ş a ile birlikte “Tarikat-i Salahiye” mensubu olarak suçlanarak “Ankara İ stiklal Mahkemesi”nde sanık sandalyesine oturtulmu ş tu 39 . Ço ğ unlukla seramonik düzeyde kalan çalı ş maların en uç örne ğ i, 1922 yılında “Kafkas Teali Cemiyeti”nin kurucularından Da ğ ıstanlı Seyyid Tahir tarafından İ stanbul’da yayınlanmaya ba ş lanan “Yeni Kafkasya” isimli dergi idi. KDHP tarafından “karde ş yayın” ilan edilen bu dergi 40 , siyasi sebeplerle Kasım 1927’de yayınına son vermek zorunda kalmı ş tı 41 . Bununla beraber KDHP Türkiye’de eski “Milli Ajans Müdürü” Hüseyin Tosun Ş hapli, Mehmet Fetgeri Ş öenu, Seyyid Tahir, Tevfik Çiper, Ahmet Ali Ş urdum gibi isimlerden destek alıyordu. Yanında iki mülteci Kuzey Kafkasyalıyı mü ş avir sıfatıyla istihdam eden Arnavutluk Kralı Zogo’nun da KDHP’ye dolaylı ya da dolaysız bazı yardımlar verdi ğ i söylenebilir. Bu mü ş avirlerden biri askeri danı ş man olarak görev yapan eski “Çerkes Süvari Tümeni” subaylarından Ku ş uk Uluguay, di ğ eri ise, muhtemelen ekonomik-siyasi konularda danı ş manlık yapan Gazihan Bessolt idi 42 . Örgüte do ğ rudan katılımları tesbit edilememekle birlikte, A.B.D.’ne yerle ş en bazı mültecilerin de parti merkeziyle ili ş ki kurdukları anla ş ılmaktadır ki, KDHP yayınlarında “I.N.” imzasıyla A.B.D.’ndeki muhacir kolonisine ili ş kin haberleri gönderen eski “Çerkes Süvari Tümeni” subaylarından İ slam Natırbof bunlar arasındadır 43 . KAFKASYA DA Ğ LILARI HALK PART İ S İ ’N İ N HEDEFLER İ Kendisini, Sovyet sömürgesi haline getirilen Kuzey Kafkasya’nın ba ğ ımsız ya ş amasını hedefleyen politik bir te ş ekkül olarak tanımlayan ve “birlik ideali”ne yönelik çalı ş malar taahhüt eden KDHP’nin tüzük ve programından her ne kadar mahrum isek de, partinin “ideoloji”sine, dü ş üncelerine ve yakla ş ımlarına ili ş kin panoromayı, süreli yayınlara bakarak çıkartabilme olana ğ ımız vardır. Benzer ş ekilde, aktiviteler ve ittifaklar da KDHP’nin karakteristiklerini yakalamayı kolayla ş tırmaktadır.ഊParti mensuplarına göre, 1917 Rus ihtilaline “hazırlıksız yakalanan” Kuzey Kafkasya 44 önüne gelen büyük fırsatı kullanamamı ş tı. 1933’de bir mültecinin kaleminden çıkan satırlar, acımasız bir hesapla ş manın yapıldı ğ ını göstermektedir 45 . Bundan pek farklı olmayan merkezdeki yakla ş ım da, gelinen noktayı “ba ş arısızlık” olarak tanımlıyordu. Ba ş arısızlıkta dı şş al faktörlerin yanısıra, yüksek politika takip edemeyen, plan ve programdan mahrum kadrolar da rol oynamı ş lardı. Kuzey Kafkasya’nın Rus imparatorlu ğ u’na dahil edildi ğ i zamanki tarihsel sınırları, güney kısımları kom ş u cumhuriyetlerle yapılacak anla ş malarla düzenlemek üzere “siyasal sınırlar”ın da esası kabul eden 46 KDHP’nin kullandı ğ ı diskur, Rus olan her ş eye ve Sovyet rejiminin bütün yönlerine; “milli bol ş evikler” olarak nitelendirilen yerli “i ş birlikçiler”e de kar ş ıttı 47 . Partiye göre, Sovyet ve Çarlık idareleri arasında sadece renk farkı bulunmakta; “sömürgeci” karakter süregitmektedir. Ülkenin demografik görünümünü farklıla ş tıran kolonize siyaseti devam etmekte, çe ş itli dil grupları yaratılarak milli kültüre sistematik darbeler atılmakta, ekonomik kaynaklar hakim unsur Ruslar lehine kullanılmaktadır. Sovyet yönetimi, halkın arzusu hilafına, ülkede tarihsel sınırları kucaklamaktan uzak ve “parçala ve hükmet” politikasını yansıtan “bir çok muhtar vilayetler” te ş kil etmi ş tir 48 . “Ulusların kendi kaderini belirleme hakkı”nı söylemine dahil eden KDHP, genelde “Rusya mahkumu milletlerin”, özelde de yine aynı konumdaki bütün Kafkasya milletlerinin kader birli ğ ine inanmaktadır. KDHP mensuplarının çe ş itli zamanlarda yer yer “rövan ş izm” kokan bazı ifadeleri 49 ve sıklıkla vurgulanan “kar ş ıtlık” zeminleri, partinin reaksiyoner konumuna i ş aret ediyorsa da, gerçek durumun farklı oldu ğ u söylenebilir. Basite indirgendi ğ inde “siyasal yapı”yla ili ş kili “devlet kurma” probleminin yanısıra; siyasal geli ş me ve de ğ i ş menin kültürel boyutuyla daha çok alakalı ve halkın merkezi politik sisteme bir bütün olarak sadakat ve ba ğ lılı ğ ını hedefleyen “toplum kurma” sorununa 50 da e ğ ilinmesi bu dü ş ünceyi destekler mahiyettedir. KDHP mensupları Renan, Gumplowicz, Jellinek, Kulezycki, Kommarniki, Ş erer gibi yazarların batılı kavramlarını dev ş irerek geli ş tirdikleri söylemlerinde, Kuzey Kafkasya halklarının birli ğ ini i ş liyorlardı. Dil farklarına ra ğ men bu birlik “asırlardan beri devam eden mü ş terek tarihi mukadderat, do ğ rudan kom ş uluk ve sıkı irtibat sayesinde te ş ekkül etmi ş ”ti 51 . Soy ve ırk birlikteli ğ inin dominant oldu ğ u “millet” kavramından bilinçli ş ekilde kaçınan kadro, bu olguyu psikolojik, sosyolojik ve kültürel eksene oturtmu ş tu. Ku ş atıcı özellikler ta ş ıyan ve “etnik kimlik” yansıtan kısırlıktan uzak “millet”, “soy ve ırk” motifleriyle izah edilemeyecek, “tarihsel ve kültürel bir bütünlük”tü. Parti programının anahatlarının verildi ğ i Mart 1927 tarihli bildiriye göre, KDHP, Kuzey Kafkasya co ğ rafyasında, “milli devlet” opsiyonunu benimsemekte ve 1917 Andi Kurultayı’ndaki (18 Eylül 1917) kararlara ters dü ş meyen “Ba ğ ımsız Kuzey Kafkasya Federatif Cumhuriyeti”nin kurulmasını temel hedef ilan etmektedir. Sözkonusu bildiride ırk, cinsiyet ve inanç ayırımı yapılmaksızın herkese genel seçim hakkının tanınaca ğ ı, tüm özgürlüklerin temin edilece ğ i, yeraltı zenginliklerinin millile ş tirilece ğ i, bütün toprakların halka devredilece ğ i, do ğ al zenginliklerin i ş lenmesinde özel sermaye ve giri ş ime kolaylık tanınaca ğ ı, ülkenin geli ş me sürecinde ticari ve endüstriyel faaliyetlere öncelik verilece ğ i deklere edilmi ş tir 52 . Belirtilen hedeflerin gerçekle ş mesi ise, dünya dengelerinde farklıla ş malara yol açacak yeni bir hareketlili ğ e, patlayacak bir dünya sava ş ına endekslenmi ş ti. Di ğ er mülteci te ş kilatları gibi KDHP de, bu beklentisini açıkça dile getirmekten kaçınmamı ş tı: “Biz yeni bir harbi sabırsızlıkla bekliyoruz. (...) Bu muhtemel harbin neticesi bizce meydandadır: harp Rusya’nın parçalanmasıyla sona erecektir”53 . KDHP’nin “devlet”, “siyasal sistem” ve “siyasal rejim” olgularıyla alakalı yakla ş ımları ise, en azından kuramsal düzeyde “vatanda ş lık hukuku”nun cari oldu ğ u batının ço ğ ulcu tipolojilerine yakın gözükmektedir. “Halkın kendi kaderini belirme hakkı”nın ve gelece ğ e emin adımlarla yolalabilmenin bir ifadesi halinde de ğ erlendirilen “devletle ş me”ye asla bir “kudsiyet” izafeഊedilmemi ş ; bu tarz yakla ş ımlarda ba ş ta Var ş ova Ş ark Enstitüsü Ba ş kanı Sedletski olmak üzere emigrasyon dı ş ındaki bazı isimlerden de destek alınmı ş tı 54 . Son tahlilde, “belli bir co ğ rafyayı payla ş ma”nın ve “vatanda ş lık” olgusunun a ğ ır bastı ğ ı, bir ülke hedefi gösteriliyordu ve “Hür Kuzey Kafkasya’da bir Avar, bir Kabardin, bir Balkar, bir Osetin, bir Çeçen, bir Kumuk vs. de ğ il, ancak Kuzey Kafkasyalı olmalıdır”55 ş eklindeki sözler aslında, “Kuzey Kafkasya Milleti” yaratılmasına ili ş kin ciddi bir öneri idi. 1930’lu yılların ortalarına kadar revaç gören “federal yapılanma” dü ş üncesi 56 Avrupa odaklı etkilerle giderek dı ş lanmı ş , buna kar ş ılık merkeziyetçi e ğ ilim belirginle ş mi ş ti. Nitekim, bir “Kuzey Kafkasya Milleti”nin varlı ğ ından hareket eden Balo Bilatti, ülke için “en iyi politik kurulu ş ş eklinin, bazılarının savundu ğ u federalizm de ğ il, belki de yerinden yönetimli ve bazı eyaletlere verilecek özerklikle donanmı ş üniter bir devlet sistemi” oldu ğ unu yazacaktır 57 .
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:45:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 :» |
|
“ORTAK D İ L” VE “RESM İ L İ SAN”A İ L İŞ K İ N ARAYI Ş : “KUZEY KAFKASYA D İ LLER İ KOM İ SYONU” “Kuzey Kafkasyalıların temel problemleri arasında dil meselesinin yeri ne idi ve bunca farklı lisanın bulundu ğ u bir co ğ rafyada gelecek nasıl in ş a edilebilecekti?” Bir “Kuzey Kafkasya milleti”nden bahseden KDHP kadroları bu tarihsel paradokstan elbette habersiz de ğ illerdi. Nitekim “Gortsı Kavkaza”nın ilk Türkçe-Rusça nüshasında “tek bir milli gövde halinde birle ş ilmesine ra ğ men”, “anla ş mak ve bir rabıta, ili ş ki kurmak için” Kuzey Kafkasya halklarının Rus dilini kullanmaları “kaderin acı bir tecellisi” olarak yorumlanmı ş 58 , “ortak dil” ve “resmi lisan”dan mahrumiyetin “milletle ş me sürecini” a ğ ırla ş tıran en önemli unsurlar arasında bulundu ğ u ifade edilmi ş ti. Parti problemle ilgili açık bir tavır sergilemekten kaçınmakla birlikte, konunun ehemniyeti geni ş bir tartı ş manın yapılmasını gerektiriyordu. 1930’lu yıllarda KDHP “sadece problemin tartı ş ılmasını sa ğ lamak” gibi bir i ş levle ve aynı zamanda herhangi bir dil tercihinde “ş imdilik taraf olmayaca ğ ını” deklere ederek yayın organlarının sayfalarını son derece ilginç, renkli, kimi zaman da sert dozajlı polemiklere açtı 59 . “Ortak dil” arayı ş larına yönelik ilk cesaretli çıkı ş , yer yer güçlü sosyolojik analizleri içeren ve “Ş imali Kafkasyalıların Esareti” ba ş lıklı bir makale idi 60 . Türkiye’deki eski muhaceret mensuplarından ve “Abat” mahlasını kullanan bir hukukçu olan Tevfik Çiper’e 61 göre, “esaretten kurtulmak”, öncelikle ortak alfabe ve resmi lisan meselesinin halline ba ğ lıydı. Problemin birinci aya ğ ı, latin harfleri esas alınarak sonuçlandırılabilirdi. Buna kar ş ılık, Kuzey Kafkasya dillerinin “üstünde”, “resmi lisan” için üç alternatif sözkonusu edilebilirdi. Çiper’in ilk alternatifi “Rus veya Türk dili gibi resmiyet kazanmı ş bir lisanı kabullenmek”, ikincisi “Kuzey Kafkasya dillerinden birini resmi dil kabul etmek”, üçüncüsü ise “esperantodan esinlenerek yeni bir dil meydana getirip, bunu kabullenmek” ş eklinde sıralanıyor, ki ş isel tercihi ise “birkaç asırda olu ş abilecek yapay dil”le ifade ediliyordu 62 . Bu ilginç yakla ş ıma kar ş ılık, partinin di ğ er mensupları da Hobsbawm ya da Gellner’in “sosyal mühendislik” argümanına uygun gözüken 63 farklı dü ş ünceleri dile getirmekten kaçınmamı ş lardı. Kosta Zangi “mü ş terek bir devlet diline malik olmanın büyük bir fayda ve kazanç” olmasına ra ğ men, meselenin kısa dönemde halledilemeyece ğ ini, “ş imdiden kafa yormanın ve tavır almanın da gerekli olmadı ğ ını” söylerken 64 ; Bilatti İ sviçre, Belçika ve “di ğ er çok dilli milletler”den daha ş anslı gördü ğ ü Kuzey Kafkasya’da “milli birlik unsurları çok güçlü oldu ğ u için bu engelin her zaman a ş ılabilece ğ ini”65 belirtiyor, “ş imdiki merhalede Kuzey Kafkasya kabilelerinin, kendi ‘milli benlik’lerinin muhafazası için en iyi bir silah olan ana dillerini muhafaza etmek mecburiyetinde” bulunduklarını, “istiklal elde edildi ğ i, hür milli mevcudiyet devresine girildi ğ i günden itibaren mü ş terek milli bir dilin vücuda gelmesine ş uurlu olarak çalı ş ılması” gerekti ğ ini söylüyordu 66 . Dergilerin ula ş tı ğ ı yerlerden gelen mektup ve yazılar, açık bir tavır sergilemekten kaçınan, ancak “devlet” ve “toplum” kurma hedeflerine sahip, dolayısıyla probleme kayıtsız kalması dü ş ünülemeyecek KDHP merkezini ş a ş ırtmı ş olmalıdır. Nitekim, 1935 kı ş ında, “Kuzey Kafkasya dilleri için ortak bir alfabe düzenlemek” ve “bütün Kuzey Kafkasya kabileleri için ortak bir dil olu ş turmak üzere”, “Var ş ova Ş ark Enstitüsü” bünyesinde Leh akademisyenlerin de katkılarıylaഊkurulan “Kuzey Kafkasya Dilleri Komisyonu” problemin algılanı ş ını göstermektedir. “Milletle ş me sürecini” hızlandıracak bir unsur olarak “ortak dil” ve “resmi lisan” meselesi Kuzey Kafkasyalılardan Barasbi Baytugan, Balo Bilatti, Mogamed Çukua, Ahmet Canbek, Hüseyin Kumuz, Bahaeddin Hur ş , Yusuf Uma ş gibi isimlerin yanısıra, Enstitü Ba ş kanı Senatör Stanislav Sedletski, Enstitü Genel Sekreteri Prof. Gurka, Prof. Ponyatovski, Prof. Zayançovski, Prof. Doma ş eviç gibi Promethe destekçilerinin de katılımıyla çözümlenmeye çalı ş ılmı ş tır. 1935 Temmuzuna dek süren komisyon çalı ş maları “gelecekte Kuzey Kafkasya’nın ortak devlet dili meselesinin çözümünde bazı pratik materyaller elde edildi ğ i” açıklanarak tamamlanırken, Sovyet hükümetinin o dönemlerde kabul etti ğ i Latin alfabesi kabul görmü ş , kar ş ıla ş tırmalı çalı ş malarda muhtelif yerli diller arasında “100’den fazla ortak kelime” belirlenmi ş , bu kelimelerin Kumuk lisanına aktarılarak “kabilelerarası dil” olarak kullanılması uygun bulunmu ş tu 67 . “KAFKASYA KONFEDERASYONU”NUN AKTÖRÜ OLARAK KDHP “Promethe Birli ğ i” içinde yeralan Kuzey Kafkasya, Gürcistan ve Azerbaycan merkezleri ayrıca, Kafkasya milletleri arasında yakınla ş ma ve birli ğ in sa ğ lanması misyonuna sahip, “Komiteta Nezavisimosti Kavkaza” (Kafkasya İ stiklal Komitesi) adlı alt örgütü i ş letiyorlardı. Üç mülteci te ş kilatın Kafkasya’nın bütününe yönelik projesi, 1918’de muvaffak olamayan planın hemen aynısıydı. Kafkasya’nın bütününün “ya ş amsal çıkarlarının korunması” bir amaç olarak kabul ediliyordu. Tasavvur edilen hedefe yönelik en somut adım ancak 1934’te atılabildi ve 14 Temmuz 1934’de Brüksel’de “Kafkasya Konfederasyon Misakı” imzalandı. Azerbaycan Milli Merkezi adına M.Emin Resulzade, Ali Merdan Topçuba ş ı, Gürcistan Milli Merkezi adına Noe Jordania, Akaki Çhenkeli ve Kuzey Kafkasya Milli Merkezi adına Mehmet Girey Sunç, İ brahim Çulik ve Tausultan Ş akman tarafından 14 Temmuz 1934’de Brüksel’de imzalanan bu anla ş ma, her bir cumhuriyetin milli karakter ve mülki bütünlü ğ ünün muhafaza edildi ğ i, dı ş ta bütün cumhuriyetler namına bir bütün olarak hareket edecek “Kafkasya Konfederasyonu”nu öngörüyordu. Projeye göre, mü ş terek siyasi ve gümrük sınırları olan bu devletin dı ş politikası konfederasyonun yetkili organları tarafından idare edilecek, sınırların korunması bu yapıya dahil cumhuriyetlerin ordularından olu ş an ve tek kumanda altında bulunacak “konfederasyon ordusuna” bırakılacak, cumhuriyetler arasında çıkabilecek ihtilaflar bütün kararlarına tamamen uyulacak “Konfederasyon Yüksek Mahkemesi”nce çözümlenecek, bu esaslardan hareketle uzmanlar tarafından anayasa projesi hazırlanacaktı. Anla ş maya ayrıca Ermenistan da katılabilecekti 68 . Jordania, anla ş manın akabinde yayınlanan yazısında Kafkasya’yı “bir organizma, co ğ rafi ve iktisadi bir bütün” olarak tanımlamı ş , gelinen noktayı “bugünkü sava ş la, yarınki zaferin hukuki ifadesi” diye yorumlamı ş tı 69 . Resulzade ise, prensiplerdeki uzla ş madan ziyade, ortak te ş kilatlanmanın önemine dikkat çekmi ş ti 70 . Anla ş maya Kuzey Kafkasya adına imza koyanlardan Çulik de “mü ş terek Kafkasya ruhunun yeniden canlanması” halinde de ğ erlendirdi ğ i geli ş menin “bölgesel bir hadise” olarak kalamayaca ğ ını belirtiyordu 71 . Anti-bol ş evik Avrupa sahnesinde “Kafkasya Konfederasyonu Anla ş ması”, Stanislav Matskeviç’in Vilno’da yayınlanan “Slovo” gazetesinde çıkan yazısında da izlendi ğ i gibi ilgiyle kar ş ılanmı ş ; ”do ğ u Avrupa’daki siyasi dengenin, ba ğ ımsız bir Kafkasya’nın mevcudiyetine ba ğ lı” oldu ğ u yorumu yapılmı ş tı. Di ğ er taraftan, en ilginç yakla ş ımlardan biri Polonya Tatarlarının yayın organı “Zycie Tatarskie” mecmuasında sergilenirken, “misakı imza eden Kafkasya halklarının aynı zamanda müslüman ve hristiyan dünyası arasında dahi sembolik bir ittihad yaptı ğ ı” belirtilmi ş ti 72 . Buna kar ş ılık, babasının hastalı ğ ı dolayısıyla KDHP merkezinden uzun müddet ayrı kalan ve muhtemelen bu giri ş imdeki Gürcü a ğ ırlı ğ ından ve “kendisini kösteklemek üzere” onlara destek veren Azerilerden rahatsızlık duyan Said Ş amil, çok sonraları “Ermenistan’ın bu birli ğ in dı ş ında kalmasını”n aslında “anla ş mazlı ğ ın te ş hiri” oldu ğ unu söylemi ş tir 73 .
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:46:28 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 :» |
|
KDHP’N İ N KAR Ş IT MÜLTEC İ ORGAN İ ZASYONLARLA İ L İŞ K İ LER İഊRusların “kızıl” ya da “beyaz”ı arasında fark görmeyen KDHP, sovyet rejimi kar ş ıtı olmalarına ra ğ men Rus mülteci gruplarıyla ili ş kilerinde daima mesafeli ve uzla ş maz bir tavır sergilemi ş ti. 1929 yılında muhaceretin yabancısı olmayan M.Abatsiyev ve H. Hatayev’in 74 çevresindeki birkaç Kuzey Kafkasyalının kurdu ğ u “Soyuz Naroda Kavkaza” (Kafkasya Milletler Birli ğ i) adlı olu ş um KDHP yönetimince, Milyukof önderli ğ indeki “Rus Demokrat Birli ğ i”nin uzantısı olarak de ğ erlendirilmi ş 75 , “beyinleri altüst olmu ş bu insanlar” kıyasıya ele ş tirilmi ş ti 76 . Partinin Rus mülteci örgütlerin tamamına yönelen tavrından çok daha serti, oldukça sa ğ da kalan bazı Ukrayna ve Kazak örgütleri için geçerli olmu ş tu. Kafkasya topraklarında hak iddia eden, “suni izahlar”ın savunucuları Kazak gruplar “Rus emperyalizminin oyunlarından kurtulamayan” ve “ciddi bir lisanla konu ş ma” yapılamayacak unsurlardı 77 . KDHP bundan ba ş ka, Konovalets’in liderli ğ inde Var ş ova’da faaliyet gösteren “Ukrayna Milliyetçileri Te ş kilatı” (O.U.N.) ile de kimi zaman alevlenen çeki ş melere taraf olmu ş , bu grubun hedefleri “tahakkuk etmekten çok uzak hayaller” ş eklinde ele ş tirilmi ş ti 78 . Partinin çeki ş me içinde oldu ğ u en kuvvetli mülteci organizasyon ise, sabık Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Dı ş i ş leri Bakanı Haydar Bammat’ın çevresinde toplanan rakip “Kavkaz” grubu olmu ş tu. “Promethe Birli ğ i”nin ve “Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi”nin sa ğ ında bir te ş kilat olan “Kavkaz”la 79 ili ş kiler özellikle 1934 yazında “Kafkasya Konfederasyon Misakı”nın imzalanmasından sonra sertle ş mi ş ; Bammat ba ş ta Barasbi Baytugan’ı hedef alarak KDHP’yi yıpratmaya çalı ş ırken, KDHP merkezi de kendisini totaliter e ğ ilimlere prim vermekle itham etmi ş , “siyasi bezirganlık”, “demagoji” ve “ucuz reklam” yapmakla suçlamı ş tı 80 . KDHP’N İ N KONFERANS-TOPLANTI VE YAYINLARI 1926-1940 arası dönemde bir dizi aktivite sergileyen “Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi”nin etkinlikleri birkaç ba ş lık altında toplanabilir. Etkili bir propogandaya yönelik bu çalı ş maların araçları konferans, toplantı ve yayınlardan ibaretti. Genelde Çek ve Leh kamuoyunu, üniversite ö ğ rencilerini ve elbette kendi halkını hedefleyen parti, diaspora tarihinin en ba ş arılı örgütü de sayılabilir. a- Konferanslar-Toplantılar-Merasimler KDHP’nin konferans etkinlikleri, sıklıkla Var ş ova’daki “Instytutu Wschodniego w Warszawie” (Var ş ova Ş ark Enstitüsü) ve “Promethe Klübü”, Brno’daki “Çek-Leh Klübü” binalarında gerçekle ş iyordu. İ lk büyük konferans, 1877-1878 Kafkasya ba ş kaldırısının 50. yıldönümü dolayısıyla KDHP Prag te ş kilatı tarafından organize edilmi ş ve 28 Nisan 1927 günü Graf Oteli’nin büyük salonunda sosyal demokrat, sosyalist devrimci, sosyal federalist mülteci grupların temsilcilerinin de katılımıyla kalabalık bir dinleyici kitlesi kar ş ısında Ahmet Tsalıkattı “Borba za volyu gor Kavkaza” (Kafkas Da ğ larının Özgürlük Mücadelesi) ba ş lıklı anlatımı sunmu ş tu 81 . Ba ş ta Kullati karde ş ler olmak üzere, parti üyeleri de ğ i ş ik tarihlerde çe ş itli konuları i ş lemi ş lerdi: Barasbi Baytugan “Kuzey Kafkasya İ ntelijansiyasının Geçmi ş teki Hataları”82 , Tambiy Elekhoti “Partinin Kuzey Kafkasyalılar Arasındaki Rolü”83 , Adil Bek Kulatti “Kuzey Kafkasya”84 , Adil Bek Kulatti “Leh Muhacirlerinin Türkiye ve Ş imali Kafkasya’daki Faaliyetleri”85 , Balo Bilatti “Kafkasya Konfederasyon Misakı’nın Ehemniyeti”86 , Mirza Bek Kulatti “Etnografik Bakımda Kuzey Kafkasya ve Kafkasya”87 , Kosta Zangi “Kafkasya Kadını”88 , Mogamed Çukua “Rus Emperyalizminin Merhaleleri”89 , N.H.Bayramlı “1930’a Kadar Kafkasya’daki İ syan Hareketleri”90 . Konferanslar dı ş ında, ço ğ unlukla ba ğ ımsızlık yıldönümleri dolayısıyla düzenlenen toplantı ve merasim türü etkinliklerde de parti mensupları boy gösteriyordu. Örne ğ in, KDHP Prag te ş kilatı 11 Mayıs 1927’de Kuzey Kafkasya’nın 9. ba ğ ımsızlık yıldönümü kutlamalarını organize etmi ş , emigrasyonun önemli ismi Tsalıkattı burada bir konu ş ma yapmı ş tı 91 . Ukrayna kolonisinin 19 Mayıs 1927’de Prag’daki Graf Oteli’nde Ukrayna Demokratik Cumhuriyeti’nin 10. kurulu ş yıldönümü dolayısıyla düzenledi ğ i törene Aytek Kundukh KDHP adına katılarak söz almı ş tı 92 . 11 Mayıs 1930 günü Var ş ova’da Promethe Klübü merkezinde, klüp ba ş kanı Roman Smal Stodski’nin de i ş tirak etti ğ i törende, Kafkasya cumhuriyetlerinin 12. ba ğ ımsızlık yıldönümleriഊkutlanmı ş , burada Kuzey Kafkasyalılardan İ brahim Çulik ve Said Ş amil, Azerilerden Mehmet Emin Resulzade, Gürcülerden Simon Mdivani birer konu ş ma yapmı ş tı 93 . 12. ba ğ ımsızlık yıldönümü dolayısıyla Paris, İ stanbul, Prag, Brno, Kuneytre ve Ş am’da da benzer merasimler gerçekle ş mi ş tir 94 . KDHP Genel Sekreteri Said Ş amil, Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyni’nin davetlisi olarak Ayaz İ shaki ile birlikte Kudüs’te 7 Aralık 1931’de toplanan İ slam Konferansı’na i ş tirak etmi ş 95 , Ba ş kanlık Divanı’na en genç üye olarak seçilerek, burada komünizm aleyhine kararlar çıkmasında etkin rol oynamı ş tı 96 . Mayıs 1933’te Kafkasya cumhuriyetlerinin ba ğ ımsızlık ilanının 15. yıldönümü dolayısıyla Kafkasyalı kolonilerin bulundu ğ u ş ehirlerde kutlama törenleri organize edilmi ş ti, 27 Mayıs 1933’de Promethe dergisi tarafından Paris’te “salle de la Mutualite” salonunda düzenlenen törenin benzerleri, 28 Mayıs 1933 günü Var ş ova ve İ stanbul’da yapılmı ş tı 97 . Azerbaycan Milli Merkezi’nin önemli isimlerinden Ali Merdan Topçuba ş ı’nın Paris’teki cenaze merasimine KDHP’yi temsilen Sunç, Ş akman ve Çulik bulunmu ş ; emigrasyondan ayrıca Gen. Y. Ha ğ andoko ile Gen. T. Bekoviç Çerkaski de törene i ş tirak etmi ş tir 98 . Tausultan Ş akman, defin merasiminde Topçuba ş ı ile ilgili bir konu ş ma yapmı ş tır 99 . Promethe liderlerince “keskin görü ş lü bir devlet adamı” ve “milliyet umdesinin zaferine inanan” bir önder olarak tanımlanan 100 Polonya lideri Mare ş al Pilsudski’nin 12 Mayıs 1935 ak ş amı ölmesi üzerine “Kafkasya Konfederasyon Ş urası” 13 Mayıs 1935’te Pilsudski’nin e ş ine ba ş sa ğ lı ğ ı telgrafı çekmi ş , KDHP liderlerinden Mehmet Girey Sunç, 15 Mayıs 1935’te Belveder Sarayındaki katafalkı ziyaret etmi ş , 17 Mayıs’taki cenaze törenine Kuzey Kafkasya delegasyonu milli bayraklarıyla katılmı ş tı 101 . Pilsudski’nin anıt mezara nakli dolayısıyla Temmuz 1935’te gerçekle ş tirilen törene Kafkasya kolonisi kalabalık bir toplulukla i ş tirak ederek mezara Kafkasya topra ğ ı serpilmi ş ti 102 . Promethe te ş kilatının 31 Mayıs-1 Haziran 1936 günleri arasında Var ş ova’da düzenledi ğ i “Dil Kurultayı”na katılan KDHP, sovyet dil ve kültür siyasetini tel’in eden kararlara imza koymu ş tur 103 . b) Süreli Yayınlar KDHP’nin “Volnıye Gortsı” ile ba ş layıp “Gortsı Kavkaza” ve “Severnıy Kavkaz” ile devam eden ve yanısıra çe ş itli adlarla çıkan süreli yayınları, Canbek’in ifadesine göre, 4-5 ki ş ilik bir grup tarafından organize edilmi ş ti 104 . Bu dar kadrodan Baytugan, Bilatti ve Canbek’i tanıyoruz. A.B.D.’den Filistin’e dek uzanan geni ş bir alanda yerle ş ik Kuzey Kafkasya kolonilerini hedefleyen parti, kimi zaman tek parti dönemi Türkiye’sinde oldu ğ u gibi, engellerle kar ş ıla ş ıyordu 105 . Buna kar ş ılık, ş imdi İ srail sınırları içinde kalan iki Çerkes yerle ş im biriminde bile (Kfar-Kama ve Reyhaniye köyleri) KDHP yayınlarının takip edildi ğ i, redaktöre gelen mektuplardan anla ş ılmaktadır 106 . Ne ş redilen dergilerde sıklıkla mahlaslar kullanılması, yazarlara ili ş kin bir profil çizebilmeyi zorla ş tırmaktadır. “Azamat”, “Hacı Murat”, “Kuma”, “Arslan”, “Do ğ uj”, “Cavan”, “Totraz”, “Janhot” ve “Yeni Muhacir” gibi takma isimlerin ardındakileri bilememekteyiz. Buna kar ş ılık hem gerçek adlarını, hem de kullandıkları mahlasları bildi ğ imiz yazarlar, ba ş ta Ahmet Tsalıkattı olmak üzere, Elmurza Bekoviç Çerkaski, Said Ş amil, Barasbi Baytugan, Tausultan Ş akman, Ahmet Canbek, Canbolat Dzantı, Cemaleddin Kanukati, Gazihan Bessolt, Bahaeddin Hur ş , Balo Bilatti, Adil Bek Kulatti, Mirza Bek Kulatti, Mogamed Çukua, Kosta Zangi, Aytek Kundukh, İ brahim Çulik, Ahmet Ali Ş urdum, Zübeydet Ş haplı, Blenav Batoko Harun, Tevfik Çiper gibi ş ahsiyetlerdir 107 . 1-Volnıye Gortsı (Hür Da ğ lılar): KDHP’nin ilk yayın organı olup; emigrasyon içinde manevi a ğ ırlı ğ ı büyük, tanınmı ş bir hukukçu ve yazar olan Ahmet Tsalıkattı’nın gözetiminde ve Aytek Kundukh’un yönetiminde 1927-1928 yılında “Rusça” olarak düzensiz aralıklarla, muhtemelen 6ഊsayı yayınlanabilmi ş ti 108 . Daha sonraki periyodiklerde “öncü” olarak tanımlanan “Volnıye Gortsı”nin 109 ilk sayısında “Prague, Vrsovice, Tyrsova ulice cislo 9” olarak görünen merkez adresi 3. sayıdan itibaren de ğ i ş mi ş tir. Finansman güçlü ğ ü çeken derginin bütün yazı yükü Tsalıkattı’nın omuzlarında kalmı ş tır. İ lk sayısında yer alan ba ş yazıda, önceleri Denikin kuvvetlerinden kurtulmak üzere Gürcistan’a geçen Kuzey Kafkasyalı sosyal demokratların sesi olarak çıkarılan Tiflis basımlı “Volnıye Gortsı”nin devamı oldu ğ u açıklanmı ş ; ülkeden çok uzaklarda, “dost ve konuksever Çekoslovakya’da” basılan bu derginin tekrar Kafkasya’da yayınlanmak üzere, “geçici” bir konaklama yaptı ğ ı kaydedilmi ş tir 110 . 2-Gortsı Kavkaza (Kafkasya Da ğ lıları): KDHP’nin ikinci yayın organı olan “Gortsı Kavkaza” Kasım 1928’de önceleri idare merkezi olarak Paris’te “3, Rue du Sabot” adresini kullanarak Fransa’da yayınlanmaya ba ş lanmı ş tır. 10. sayısına kadar redaksiyonu, Elmurza Bekoviç-Çerkaski tarafından yapılan “Gortsı Kavkaza”, 25. sayı dahil, kollektif bir yönetimle yayınlanmı ş , 26. sayıdan itibaren Barasbi Baytugan’ın idaresine verilmi ş tir. Bu sayıda yazı ş maların Baytugan’ın Var ş ova’daki “Morszynska 39, Sadyba” adresiyle yapılması duyurulmu ş , ancak yayınlandı ğ ı sürece idare adresi “4, Villa Malakof, Paris (16), Fransa” olarak gözükmü ş tür. Baytugan daha sonra Var ş ova’da “Rakowiecka 35 m. 16” adresini kullanılmı ş tır. İ lk otuzdört sayısı Rusça yayınlanan dergi, 1933 Ş ubatındaki 35-36. birle ş ik sayısından itibaren Rus ve Türk dilleriyle çıkmı ş tır 111 . İ lginç, fakat son derece sınırlı ş ekilde Kuzey Kafkasya’nın yerel dilleriyle örneklerin de yeraldı ğ ı “Gortsı Kavkaza”yı 112 KDHP 1934 Nisanındaki 50. sayısından itibaren devre dı ş ı bırakmı ş tır. 3-Severnıy Kavkaz (Ş imali Kafkasya): 1934 Mayısında yine Barasbi Baytugan’ın idaresinde Var ş ova’da çıkmaya ba ş layan “Severnıy Kavkaz”ın künyesindeki kayda göre, Baytugan “Odynca 35 Var ş ova” adresinde bulunmakta, ancak merkez olarak “1, Square Leon Gulliot, Paris (15)” görünmektedir. II.Dünya Sava ş ının patlak vermesine dek çıkan dergideki yazılar Rusça ve Türkçe olarak yayınlanmı ş tır. Derginin kapa ğ ı, açılan yarı ş mayı kazanan grafiker ressam Stanislas Ostroy-Hrotovski ve Mahail Bılın’a ait, orijinali tahta üzerine yapılmı ş bir gravürden ibarettir. KDHP merkezi bunlardan ba ş ka, ço ğ unlukla Türk makamlarının engellemeleri sebebiyle Türkiye’ye sokulmayan “Severnıy Kavkaz” açmazına ilginç bir çözüm bulmu ş lar; uzun bir yayın ya ş amından uzak, adres ve sorumlu müdürleri farklı, de ğ i ş ik isimlerle çıkarılan dergiler sayesinde okuyucuya ula ş ılabilmi ş lerdi. Bu bakımdan partinin “Put Svboda”113 , “Borba”114 , “Znamya Naroda”115 , “Na ş a Tsel”116 , “Budu ş eye”117 , “Natsionalnay Mısl”118 , “Vpered”119 , “Na ş Kray”120 , “Golos Rodini”121 , “Prizıv”122 gibi dergilerinin, varlıklarını tek parti dönemi Türkiyesine borçlu bulundukları söylenebilir. KDHP ayrıca, Promethe te ş kilatının üst yayını “Promethe” dergisine de katılarak, yazı kurulunda Barasbi Baytugan ve Gazihan Bessolt ile temsil ediliyorlardı. Ş akman gibi üst düzey parti yöneticilerin bazı çalı ş maları bu mecmuanın sayfalarında yayınlanıyordu. Aynı durum Var ş ova Ş ark Enstitüsü’nün organı “Wschod” (Ş ark) için de geçerliydi ve bu derginin redaksiyon kurulunda Barasbi Baytugan ve Magomed Çukua yer alıyordu. “Wschod” Ahmet Canbek, Magomed Çukua ve Murat Bragun gibi isimlerin sıklıkla yazı verdikleri bir dergi idi 123 . c) Kitap ve Bro ş ürler Zengin bir süreli yayın külliyatı yaratan KDHP’nin aynı ba ş arıyı süresiz yayınlarda gösterebildi ğ i söylenemez. Ahmet Tsalıkattı’nın “Borba za volyu Gor Kavkaza” (Kafkas Da ğ larının Özgürlük Mücadelesi) (Prag, 1928, Rusça)124 ; Mehmet Fetgeri Ş öenu’nun “Russkiy imperialism i nezavisimost Gortsev” (Rus Emperyalizmi ve Da ğ lıların Ba ğ ımsızlı ğ ı) (Prag, 1928, Rusça)125 ; Said Ş amil’in “Montagnards du Caucase” (Kafkasya Da ğ lıları) (Paris, 1930, Fransızca) ve “The Highlanders of Caucasus” (Kafkasya Da ğ lıları) (Paris, 1930, İ ngilizce); Bahaeddin Hur ş ’un “Ahulgoh” (Var ş ova, 1938, Rusça) gibi kitap ve bro ş ürleri partinin ne ş retti ğ i ba ş lıca kaynaklar arasında yer almaktadır.ഊBunlardan ba ş ka, Tsalıkattı tarafından kaleme alınıp, 11 Mayıs 1927’de KDHP Prag te ş kilatı tarafından basılmasına karar verilen “Gorskaya Respublika” (Da ğ lı Cumhuriyeti) adlı kitabın serüveni hakkında bilgimiz bulunmamaktadır 126 . Parti içindeki kimi simaların Kuzey Kafkasya konulu çalı ş malarından da bu çerçevede bahsetmek mümkündür ki, Suriye’de yerle ş ik Blenav Batoko Harun bu yazarların en verimlisi olarak nitelendirilebilir 127 ; KDHP’nin Ortado ğ u’daki yerel liderlerinden Rasem Rü ş dü’nün bir eserini de aynı ba ğ lamda de ğ erlendirmek gerekir 128 . Aytek Kundukh tarafından “Severnıy Kavkaz”a makaleler dizisi olarak hazırlanan ve “müridizm”i “ulusal hareket” olarak gösteren ve yıllar sonra “Kafkasya Müridizmi-Gazavat Tarihi” adıyla yayınlanan kitabı da 129 partinin hanesine yazmakta herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:48:36 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 :» |
|
KDHP’N İ N SONU I. Dünya Sava ş sonrasında Avrupa sahnesinde süregiden “statüko” çatı ş ması 1939 sonlarında, KDHP’nin ve di ğ er mülteci grupların "yeni bir 1914" beklentisiyle uyumlu dünya sava ş ına dönü ş tü. Versay Antla ş masıyla olu ş an Avrupa siyasi haritasından en fazla sikayet eden Almanya'nın, 1939 Martında Çekoslovakya’yı i ş gali yakla ş an büyük kavganın habercisiydi. Zaten “Südetler meselesi” Çekoslovakya’nın Almanya kar ş ısında en zayıf ve sıklıkla “ka ş ınan” bir yarasıydı. Hitler böylelikle Çek ulusal bankasının elindeki altın ve nakit varlıkları, yanısıra Alman sanayiine yarayan geni ş cevher ve metal stoklarını ele geçirmi ş , Çekoslovakya’nın güçlü endüstriyel altyapısıyla silahlanma programını destekleme olana ğ ı bulmu ş tu 130 . Bu i ş galin mülteci topluluklar için getirdi ğ i sonuç, diledikleri çalı ş manın yapılamamasıydı. İş gal kuvvetleri buradaki örgütleri da ğ ıtmamı ş ama, genel bir faaliyet yasa ğ ı koymu ş tu 131 . “Promethe Birli ğ i” dahilindeki bütün mülteci te ş kilatları ş a ş kınlı ğ a sürükleyen asıl hadise ise, dayandıkları tek ülke olan Polonya’nın aynı akibete u ğ ramasıydı. Mülteci liderler, Almanya'nın Polonya ile Sovyetler Birli ğ i'ne kar ş ı ciddi “i ş birli ğ i” yapmaya yönelik giri ş imlerinin ardından nasıl olup da bu saldırının geldi ğ ini anlayamamı ş lardı 132 . “Hayat sahası” pe ş indeki Nasyonal Sosyalizmin, “yüksek çıkarlar” için ideolojiler üstü anla ş malar yapabilece ğ ini, aynı tutumu “fa ş izme” kar ş ı mücadele yürüten Stalin’in de gösterebilece ğ ini hayal dahi edememi ş lerdi. Bu saf iyimserli ğ i yırtıp atan, totaliter iki rakip ideolojinin Polonya üzerindeki payla ş ım uzla ş ması ifade eden “Molotof-Ribbentrop Paktı” idi 133 . 1 Eylül 1939'da Alman kuvvetlerinin Polonya'yı i ş gale ba ş lamaları, ardından Sovyet birliklerinin de benzer ş ekilde hareket etmeleri “Promethe Birli ğ i”nin ve elbette “Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi”nin sonunu getiren dramatik bir geli ş me olmu ş tu. Said Bey, ya ğ an bombalar altında, Hüseyin Tosun Bey’in partiye verdi ğ i Kafkasya konulu eserlerin toplandı ğ ı dev kütüphanenin yokoldu ğ unu üzülerek izliyordu. Var ş ova’yı savunmaya çalı ş an askerler arasında KDHP mensubu subaylar da vardı. Binba ş ı Hüseyin Kumuz 134 bunlardan biriydi. 1927’de Polonya Ordusu’na yüzba ş ı rütbesiyle katılan Kumuz A ğ ır Topçu Alayı’nın bir taburuna kumanda ediyordu. Mekanize Alman birlikleri kar ş ısında tutunması imkansız kuvvetlerini güçlükle Macaristan sınırından geçirerek kurtarabilecekti. “Promethe” te ş kilatına dahil mülteci te ş kilatları mensuplarının tamamına yakını, siyasal akımdan yakınlık duymadıkları Nazi rejimine tavır almı ş lar, batının demokratik rejimlerine sadakat göstermi ş lerdi 135 . Sovyet - Alman flörtü sona erdi ğ inde ve Nazilerin Sovyetlere yönelik büyük harekatı ba ş ladı ğ ında da aynı çizgilerini korumaya çalı ş ıyorlardı. Mühlen'in mültecilerin II. Dünya Sava ş ı'ndaki rollerine ili ş kin etüdünde mükemmel ş ekilde i ş ledi ğ i gibi, bunların Sovyet rejimine kar ş ı Almanlarla kısa süreli ili ş kileri ideolojik yakınlıktan de ğ il; yine bütünüyle konjonktürel durumdan kaynaklanmı ş tı. KDHP özelinde de aynı ş ey söz konusu idi; nitekim Ş amil'in tavizsiz “ba ğ ımsız Kafkasya” idealinin Alman makamlarında destek bulmaması üzerine görü ş melerin kesilmesi de açık bir gösterge idi 136 . Polonya merkezli on üç yıllık serüvenin oyuncuları olan KDHP mensupları sava ş sonrası dönemde birçok ülkeye da ğ ılmı ş ; ne ayrıldıkları vatana dönebilme ümitlerinin, ne de ba ğ ımsızlık rüyalarının gerçekle ş ti ğ ini göremeden hayatlarını tamamlamı ş lardır.ഊ(Bu çalı ş mamda yardımlarını esirgemeyen Sn. Musa Ramazan ve Sn. Murat Pap ş u beyefendilere ş ükranlarımı sunarım -M.A.T.-)
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:49:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 :» |
|
EK:
KAFKASYA DAĞLILARI HALK PARTİSİ MERKEZ KOMİTESİNİN BİR MÜRACATI
(Bağımsızlık ilanının 15. yıldönümü dolayısıyla) 15 yıl önce 11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin ba ğ ımsızlı ğ ı ilan edilmi ş ve vatanımız 60 yıllık Rus baskısından sonra yeniden hürriyetine kavu ş mu ş tu. Buna çok sevinmi ş tik. Tarihimiz yeni ve parlak bir devre girmi ş , artık hür ve ba ğ ımsız bir devlet dahilinde, kendi milli varlı ğ ımızı göstermek ve böylelikle mes’ut bir hayata ba ş lamak imkanını elde etmi ş bulunuyorduk. Fakat talih bizi yeni bir sınav kar ş ısına çekmekte gecikmedi ve hilekar, zalim dü ş man yeniden pençesini bize do ğ ru uzatarak memleketimize sokuldu. Biz de son mücadeleye yeterli derecede hazır bulunmadı ğ ımız için yeniden zalim dü ş manın esareti altına girdik. Çarlık Rusyasının yerine geçen Sovyet hükümeti, yine eskisi gibi baskı politikasını devam ettirmekten çekinmeyerek ülkemizi istila altına aldı ve kazandı ğ ımız hürriyeti yok etti. Sovyet hükümetinin istismar ve kolonize siyaseti bugün anavatanda bütün ş iddetiyle devam etmektedir. Bol ş evik rejimi memlekete ayak bastı ğ ı günden itibaren, bizi zayıf dü ş ürmeye ve sömürgeci rejime kar ş ı yapılan direni ş i kırmaya çalı ş ıyor. 1920’de Sovyet hükümeti, vatanımızın tek vücudunu parçalayarak, tahrip edilmi ş Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin yerine Da ğ ıstan ve Da ğ lı vilayetleri diye “muhtar cumhuriyetler” yaratmakla kalmadı, Adıgey ve Ş apsı ğ diye iki ayrı vilayet de meydana getirdi. Bunu takiben aynı parçalama politikası neticesinde Da ğ lı Cumhuriyeti’nden ayırmak suretiyle, Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar ve nihayet 1922’de İ ngu ş ve Kuzey Osetya “muhtar vilayetleri” meydana çıktı. Böylelikle Da ğ lı Cumhuriyeti tamamen parçalanmı ş oldu. Bütün emperyalist ve sömürgecilerin ş iarı olan “parçala ve hükmet” parolası Sovyet hükümetince oldu ğ u gibi benimsenerek halkımıza kar ş ı tatbik edildi. Sovyet hükümeti yalnız memleketimizi ayrı bir çok vilayetlere ayırmakla kalmadı, yüzbinlerce karde ş ve hem ş irelerimizin yerle ş ik oldu ğ u birçok vatan parçasını do ğ rudan do ğ ruya merkezi hükümete tabi kılarak bu yerlerin idaresini azınlıkta kalan Rus ahalinin eline verdi. Rusların ancak 1864’te yerle ş tikleri Kuban Adigeyinde, Terek ile Kuma arasında kalan yerlerin batı kısmında vaziyet hep bu do ğ rultudadır. Bu yerleri bizden hep Çar idaresi koparmı ş tı. Sözde adaletten bakseden Sovyet hükümeti bu yerleri asıl sahiplerine, yani Çar hükümetlerinin zulmü sonucu da ğ lara ve karde ş Türkiye’ye iltica etmek mecburiyetinde kalan mültecilerin torunlarına iade etmeye bile gerek görmedi. O da Çarlık yönetimi gibi buraları kolonize etmek ve hakkımızı talep için harekete geçti ğ imiz zaman bize kar ş ı koymak için Rusya’dan gelme bu kuvvete dayanmak istiyor. Sovyet hükümeti milli kültürümüzle sava ş ıyor ve bütün maneviyat ve mukaddesatımızı ortadan kaldırmak istiyor. Yalnız bu kadar de ğ il, milli servetimizi ya ğ ma etmekten geri durmuyor. Petrol, muhtelif madenler, bu ğ day, hayvan vs. gibi yüz milyonlarca servet her sene memleketten çıkarılarak kızıl Moskova’ya götürülüyor. Dünyanın en zengin yerlerinden sayılan ülkemiz Moskova’nın istismarı neticesinde açlık ve sefalete mahkum olmu ş ve Moskova da alıp götürdü ğ ü servet kar ş ılı ğ ında bize kölelik zinciri vermi ş tir. Bununla da yetinmeyerek, örne ğ i hiç bir tarihte görünmeyen esaret ve baskıya kar ş ı çıkan yüzlerce, binlerce karde ş imizi kur ş una diziyor. Karde ş ler ve hem ş ireler ! Tüm bu baskı ve zulme ra ğ men mücadelede azim ve tahammül gösteremezsek mahvolmu ş uz demektir. Mücadele son(un)a kadar devam etmelidir. Hakkımız olan her ş eyi muhakkak ne pahasına olursa olsun elde etmeye çalı ş malıyız. Dedelerimizin ve babalarımızın topra ğ ı bizim de topra ğ ımız olmalı ve biz bu toprakların asıl efendisi olmalıyız. Yüzbinlerce karde ş ve hem ş irelerimiz vatanı dı ş ına çıkmak mecburiyetinde kalmı ş lardır. Fakat, ne onlar ne de vatanda kalanlar halkımızın bir araya gelmek zorunda bulundu ğ unu, kaybedilmi ş vatanın tekrar geri alınması yolunda çalı ş mayı hiç bir zaman unutmamalıdırlar.ഊHepimiz bilmeliyiz ki, mücadelemizde biz yalnız de ğ iliz. Mü ş terek kuvvetle hür Kafkasya - Kafkasya konfederasyonu binasını kurmak için kom ş ularımız Azerbaycan ve Gürcistan ile elele yürüyoruz. Kuzeyde de Rus esaretinden kurtulmaya hazır bulunan otuz milyonluk bir Ukrayna vardır. Türkistan, Kırım, İ dil-Ural ve Kareli, İ ngriri, Komi gibi Fin halkları da bizimle beraberdir. Hürriyete kavu ş maya can atan mahkum milletler bloku Baltık sahillerinden Çin sınırına dek uzanır. Bu mutlu kurtulu ş gününün yakın bir gelecekte kendini gösterece ğ ine eminiz. Bol ş evizm artık a ğ ır darbelere dayanamayacak derecede zayıflamaya ba ş lamı ş tır. Bu zaaf gün geçtikçe kendini daha fazla hissettiriyor. Uzak Do ğ u hadiseleri bunun mükemmel bir delilidir. Unutmamalı ki, kuvvet birliktedir. Rusun “kızıl oktobr”ına kar ş ılık biz de Kafkasya “Mayıs”ını, hürriyetimizin timsalini koyalım. Ya ş asın ba ğ ımsız Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ! Ya ş asın birle ş ik ve konfederatif Kafkasya ! Ya ş asın Rusya mahkumu milletlerin ortak cephesi ! Reddolsun istila rejimi ! Kahrolsun kızıl emperyalizm !
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 16 Aralık 2007, 15:07:28 Gönderen: bejdal »
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:55:02 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 :» |
|
Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi Merkez Komitesi (Mayıs 1933)
1 Mühlen bu terimi “lisan, etnik mensubiyet ve kültürel ba ğ lılık ifade etmeksizin bir sıra kavim için sadece pragmatik bir genel kavram” olarak kullandı ğ ını ifade etmektedir. (Bkz: Patrik von zur Mühlen - Gamalıhaç İ le Kızılyıldız Arasında, İ kinci Dünya Sava ş ında Sovyet Do ğ u Halklarının Milliyetçili ğ i, (çev: E ş ref Bengi Özbilen), Mavi Yay., Ankara, 1984, s:1-2). 2 Rusya’daki Ş ubat ve Ekim ihtilallerinde müslüman intelijansiyanın tavırlarına ili ş kin olarak bazı referanslar: Serge A. Zenkovsky - Rusya’da Pan-Türkizm ve Müslümanlık, (çev:İ zzet Kantemir), İ stanbul, 1971; Alexandre Bennigsen - C. Lemercier Quelquejay - Step’te Ezan Sesleri, (çev: Nezih Uzel), Selçuk Yay., İ stanbul, 1981; Alexandre Bennigsen - C. Lemercier Quelquejay - Sultan Galiyev ve Sovyet Müslümanları, (çev: Nezih Uzel), Hür Yay., İ stanbul, 1981; Zeki Velidi Togan - Hatıralar, İ stanbul, 1969; (Ed.) S. Enders Wimbush - Stratejik Açıdan Sovyet Müslümanları ve Di ğ er Azınlıklar, (çev: Yulu ğ Tekin Kurat), Yeni Forum Yay., Ankara, 1988; İ hsan Ilgar - Rusya’da Birinci Müslüman Kongresi, Kültür Bakanlı ğ ı Yay., Ankara, 1990; Mustafa Çokay - 1917 Yılı Hatıra Parçaları, Ya ş Türkistan Ne ş riyatı, Ankara, 1988; Akdes Nimet Kurat - “XIX. Yüzyıl Rus Tarihinin Karakteri ve 1917 Rus Ş ubat (Mart) İ htilali”, Dergi, SBÖE Yay., Münih, 1959, No:18; Shafiga Daulet - “The First All Muslim Congress of Russia Moscov 1-11 May 1917”, Central Asian Survey, London, 1989, C:8, No:1. 3 Bu mültecilerin konjonktüre ba ğ lı faaliyetleri ile ilgili olarak bkz:Lowell Bezanis- “Soviet Muslim Emigres in the Republic of Turkey”, Central Asian Survey, 1994, No:13. 4 Hans Kohn - Panislavizm ve Rus Milliyetçili ğ i, (çev:A.Oktay Güner), Kervan Yay., İ stanbul, 1983, s:219. 5 Henri Michel - Fa ş izmler, (çev:Füsun Üstel), İ leti ş im Yay., İ stanbul, 1990, s:96. 6 Fahir Armao ğ lu - 20. Yüzyıl Siyasi tarihi (1914-1980), T.İş Bankası Yay., Ankara, 1984, s:194 vd; 7 H. Ross - A History of Modern Poland, Londra, 1966, s:48’den Eric J. Hobsbawm - 1780’den Günümüze Milletler ve Milliyetçilik, (çev: Osman Akınhay), Ayrıntı Yay., İ stanbul, 1995, (2.B.), s:63. 8 Pilsudski’nin ya ş amına ve dü ş üncelerine ili ş kin bilgiler için bkz: Stefan Pomaranski - Jozef Pilsudski Hayatı ve Faaliyeti, İ stanbul, 1933. 9 Cafer Seydahmet Kırımer- “Mare ş al Pilsudski İ le Mülakatlarım ve Hatıralarım”, Dergi, SBÖE Yay., Münih, 1958, No:13, s:82. 10 Bkz: Do ğ u Ergil - Milli Mücadelenin Sosyal Tarihi, Turhan Kitabevi, Ankara, 1982.; Attila İ lhan - Hangi Atatürk, Bilgi Yay., Ankara, 1982. 11 Mehmet-zade Mirza Bala - Milli Azerbaycan Hareketi, Berlin, 1938, s:188-200.ഊ12 “1 A ğ ustos tarihinde Rus Bol ş evik Hükümeti’nin Kızılordusuyla, Büyük Millet Meclisi Ordusu Nahçivan’da birbirileriyle nesnel olarak birle ş mi ş oldu. Oraya giden kuvvetlerimiz, Kızıl kuvvetler tarafından özel tören ve saygılarla kabul edilmi ş lerdir. Burada birle ş en iki hükümet kuvvetleri, öteki kuvvetler gelinceye kadar orada ortak tedbirler almakta bugün dahi devam etmektedirler” (Bkz: Do ğ an Avcıo ğ lu - Milli Kurtulu ş Tarihi, Tekin Yay., İ stanbul, 1978, C: 2, s:457). 13 1924 sonlarında bile Kafkasyalı bazı mülteci politikacılar Sovyet kar ş ıtı mücadelelerinde Türkiye’ye belirgin bir rol biçmekten kendilerini alamıyorlardı. 1 Kasım 1924’de İ stanbul’da Azerilerden Sultanzade, Emircan ve Ş eyhülislamzade, Gürcülerden Tseretelli, Vaçnadze ve Assatiyani, Kuzey Kafkasyalılardan Caba ğ ı, Kantemir ve Namitok’un imzaladıkları anla ş ma ile kuruldu ğ u bildirilen “Kafkasya Kurtulu ş Komitesi” protokolünde ş u satırlara rastlanabiliyordu: “Kafkasya Kurtulu ş Komitesi’ni kuran Kafkasya siyaset adamları, Kafkasya milletlerinin istiklal u ğ runda yaptıkları mücadeleyi ba ş arıyla sonuçlandırmak amacını güdüyorlar. Komitenin esas görev ve maksadını, Kafkasya’nın kurtulu ş u ve konfederasyon esasları üzerinde ba ğ ımsızlı ğ ının kurulması te ş kil etmektedir. Komite amaçlarını gerçekle ş tirmek için kendi faaliyetini Kafkasya dı ş ında ve bilhassa Kafkasya’ya kom ş u olan Türkiye’de geli ş tirmeye gayret edecektir. Komitenin son kanaatine göre, gelecekte Türkiye’nin gerek Kafkasya’nın kurtulu ş mücadelesi ve gerekse ba ğ ımsızlı ğ ın yerle ş erek kuvvetlenmesi yolunda önemli bir rol oynaması kaçınılmazdır” (Bkz: Ahmet Hazer Hızal - Kuzey Kafkasya Hürriyet ve İ stiklal Davası, Orkun Yay., Ankara, 1961, s:94-96). 14 Patrik von zur Mühlen - a.g.e., s:20. 15 Mühlen, pek de ğ erli çalı ş masında Promethe Birli ğ i’nin 1928’de “kuruldu ğ u”nu ifade ediyorsa da (s:20) Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi’nin ilk yayın organı “Volnıye Gortsı”nin 26 Mart 1927’de yayınlanan birinci sayısındaki açıklamalar organizasyonun 1928’den önce, 1927’de kesinlikle, 1926’da ise “muhtemelen” varoldu ğ unu göstermektedir. (Bkz: “Prometey”, Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:1, s:21). 16 “Milletler Cemiyeti”nin XVI.Oturum Ba ş kanlı ğ ı’na verilen 19 Eylül 1935 tarihli notaya Mir Yakup (Azerbaycan), Tausultan Ş akman (Kuzey Kafkasya), A.Çhenkeli (Gürcistan), M.Çokay (Türkistan), A. Ş ulgin (Ukrayna) imza koymu ş lardır. Bu notanın tam metni için bkz: “Milletlerin Protestosu”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:18, s:5-6. 17 Partik von zür Mühlen - a.g.e., s:20. 18 Vano Kavtaradze - “Kafkasya Konfederasyon Yolunda”, (çev:Musa Ramazan), Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İ stanbul, 1991, No:83-84, s:44. 19 Barasbi Baytugan - “Znamenatelnaya data”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1931, No:26, s:4. 20 Bkz: Stefaniya Skoçen - “19. Asırda Leh-Ş imali Kafkasya İ li ş kilerinin Kısa Hülasası”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:21. 21 1918-1919 arasında Kuzey Kafkasya ba ğ ımsızlık hareketinde bazı Polonyalı subaylar da görev yüklenmi ş lerdi. 1920’de Polonya Ordusu’na Kuzey Kafkasyalılardan bazı münferit katılımlar vardı. Mesela bir Oset olan Vasan-bek Totiati (Totiyev) Polonya-Rusya sava ş ına da i ş tirak etmi ş ti. Usta bir binici olan Totiati Temmuz 1935’te Vilno’da yapılan yarı ş mada birinci olmu ş tu (Bkz: Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:17, s:26). Ayrıca, Prens Radzvil örne ğ inde oldu ğ u gibi, Polonya soylularından bazıları mültecilere kucak açmı ş tı Hüseyin Dana ğ uy isimli bir Kuzey Kafkasya göçmeninin 1933 Mayısında (Haziran?) ölümüne dek bu prensin Nesveje köyündeki malikanesinde konuk edildi ğ i kayıtlıdır (Bkz: Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:40, s:30) 22 M. Said Ş amil (1901-1981): İ mam Ş amil’in torunu, Muhammed Kamil Pa ş a’nın o ğ lu. Medine’de do ğ du. İ stanbul Galatasaray Lisesi’nde ö ğ renim gördü. Ekim 1920 - Mart 1921 arasında Kuzey Kafkasya mücadelesine i ş tirak etti. Aktif bir ki ş ilik olarak Batı’daki çalı ş malara i ş tirak etti. II. Dünya Sava ş ı sırasında “ba ğ ımsız Kafkasya” idealini gerçekle ş tirmek üzere Almanlarla görü ş meler yaptı. Ancak,”esaretten bir ba ş ka esarete dü ş mek” olarak ifade etti ğ i Nazi projelerine destek vermedi ve Almanya’yı terketti. Türkiye’nin demokratikle ş me sürecinde 1951’de kurulan ilk dernek olan “Kuzey Kafkasyalılar Türk Kültür ve Yardım Derne ğ i”ni kurdu, 1978’de varlık kazanan “Ş amil E ğ itim ve Kültür Vakfı” kurucuları arasında yer aldı. 21 Mart 1981’de İ stanbul’da vefat etti. (Bkz: Rasih Sava ş - “İ mam Ş amil’in Son Torunu: Mehmet Said Ş amil (1901-1981)”, KKKD, 1986, No:62,s:39-41) Glasneck’in Said Ş amil için kullandı ğ ı “Gürcü sı ğ ınık” ifadesi do ğ ruluktan uzak bir tanımlamadır. Zira Said Bey Gürcü de ğ il, Avar’dır. Benzerഊş ekilde, aynı yazarın bir Kumuk olan Bammat için sarfetti ğ i “Ermeni sı ğ ınıkların ba ş ı” tabiri insaf sınırlarının ötesindedir (Bkz: Johannes Glasneck - Türkiye’de Fa ş ist Alman Propogandası, (çev:Arif Gelen), Onur Yay., Ankara, 197?, s:204 ve 208). 23 Barasbi Baytugan - a.g.m., s: 4. 24 İ mam Ş amil (1797-1871): Kuzey Kafkasya’nın efsanevi direni ş önderi ve “devletle ş me” çabalarının en dikkate de ğ er ismi. Bölgenin yerli halklarından Avarlara mensuptu. Gimri’de dünyaya geldi. Genç ya ş ında, Rus yayılmacılı ğ ına kar ş ı Kuzey Kafkasya’da halkı “gazavat”a ça ğ ıran Nak ş ibendi tarikatına dahil oldu. 2 Ekim 1834’te “imam” ş eçildi ve 25 A ğ ustos 1859’da, Gunip ku ş atmasında silah bırakıncaya kadar aralıksız mücadeleyi sürdürdü. 1869’a dek Kaluga’da ikamet etti. Tarihteki en büyük gerilla lideri sayılan Ş amil 4 Ş ubat 1871’de yetmi ş dört ya ş ında Medine’de vefat etti. Türkiye’de çarpık siyasal söylemlerle e ğ ilip bükülen Ş amil’in hayatı, ciddi bir ara ş tırmacıya muhtaçtır. Yaygın olarak bilinenin aksine, Ş amil asla bir “ş eyh” de ğ ildi; “mürid” konumundaki bu mücadele adamı “siyasi otorite”yi temsil eden “imamet” makamında bulunuyordu. (Ya ş amı ve mücadelesine ili ş kin olarak bkz: Muhammed Tahir’ül-Karakhi - İ mam Ş amil’in Gazavatı, (Haz: Tarık Cemal Kutlu), Gözde Kitaplar Yay., İ stanbul, 1987; Muhammed Hamid - Imam Samil, The First Muslim Guerilla Leader, Islamic Pub. Ltd., Lahor, 1979; John F. Baddaley - Rusların Kafkasya’yı İ stilası ve Ş eyh Ş amil, (çev: Sedat Özden), Kayıhan Yay., İ stanbul, 1989. Ayrıca kimi gerçek dı ş ı kayıtlara ra ğ men bkz: Lesley Blanch - Cennetin Kılıçları, (çev:İ zzet Kantemir), İ stanbul, 1978. 25 1920’de Kuzey Kafkasya direni ş ine katılmak üzere ata topraklarına giden Said Ş amil, henüz 19 ya ş ında bir gençti. Dedesinin hatırasını canlandırmak gibi gerçek bir i ş lev yüklendi ğ i bu seyahatte “komutan” ilan edilmesi, do ğ al olarak onu “nominal lider” konumunda bırakmı ş tı. Direni ş in gerçek önderleri ise Nak ş ibendi ş eyhleri idi. 26 Said Ş amil - “Said Ş amil’den Muhaceretteki Kuzey Kafkasyalıların ‘Esir Vatan’ın Kurtulu ş uyla İ lgili Mücadelelerine I ş ık Tutan Tarihi Bir Mektup”, Birle ş ik Kafkasya, Eski ş ehir, 1995, No:3, s:49. 27 Said Bey Polonya’ya giderken KDHP’nin bilgi bankası sayılabilecek dev bir kütüphaneyi de Var ş ova’ya ta ş ımı ş tı. Osmanlı siyasal hayatının renkli simalarından eski “Milli Ajans Müdürü” Hüseyin Tosun Bey tarafından toplanan bu kütüphane, Alman, Macar, Fransız, İ spanyol, İ talyan ve Latin dilleriyle yazılmı ş dört-be ş bin mevcuda sahipti ve zamanla çok daha zenginle ş ecekti (Bkz: Said Ş amil - a.g.m., s:51). 28 Said Ş amil - a.g.m., s:50. 29 Tsalıkattı için bkz: M. Aydın Turan - “Fırtınalı Yıllarda Bir Mücadele Adamı: Ahmet Nimbolatoviç Tsalıkattı (1882-1928)”, Yedi Yıldız, İ stanbul, 1994, No:3 ve “Kuzey Kafkasya ve Rusya Müslümanlarının Öncü Aydınlarından Ahmet Tsalıkattı”, Tarih ve Toplum, İ stanbul, 1996, No:153. 30 Bkz: “Mehmet Giray Sun ş ”, Dergi, SBÖE Yay., Münih, 1960, No:21, s:35. 31 Tausultan Ş akman - “Açık Mektup”, Kurtulu ş , Berlin, 1936, No:25-26, s:88. 32 Barasbi Baytugan - a.g.m., s:4. 33 Bu örgütle ilgili olarak bkz: M. Aydın Turan - “Kuzey Kafkasya Mültecilerinin Çalı ş malarından Bir Kesit: Kafkasya Da ğ lıları Birli ğ i (Soyuz Gortsev Kavkaza)”, Toplumsal Tarih, İ stanbul, 1997, No:40, s:44-52. 34 Kundukh’a göre KDB örgütü Hata ğ ogu yönetimi altında pasif bir yapı olmaktan öteye gidememi ş , mali kaynaklar di ğ er üyeleri rahatsız edecek ş ekilde denetimden uzak tutulmu ş tu Aytek Kundukh - “Oktrıtoy pismo predsedatelyu Soyuza Gortsev v Ç.S.P. M.Hatgogu”, Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:1, s:19. 35 Kafkas Teali Cemiyeti (1920-1925 / İ stanbul) nizamnamesi için bkz: Sefer E. Berzeg - Gurbetteki Kafkasya’dan Belgeler, Ankara, 1985, s:32-35. 36 Bu ş ahısların biyografileri Sefer E. Berzeg’in “Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlü ğ ü”nde (Samsun, 1995) verilmi ş tir. Rasem Rü ş ti (s:212), Ra ş id Rüstem (s:213), Abdülhamid Galip (s:128), Emin Semgug (s:217) ve Batoko Harun (s:75). 37 Tarık Mümtaz Göztepe (1891-1977): Kuzey Kafkasya göçmeni Ha ğ ur adlı bir ailenin o ğ lu. İ stanbul’da do ğ du. Kuleli Askeri Lisesi’ni ve Harbokulu’nu bitirerek Topçu Subayı oldu. Osmanlı döneminde aralarında Damat Ferit’in de bulundu ğ u dokuz Harbiye Nazırı’na yaverlik yaptı. 150’likler listesine dahil edildi. Sürgün ya ş antısı Bulgaristan ve Suriye’de geçti. Yayıncılıkഊyaptı. “Ümid” (1919-1921) dergisini, “Rumeli” gazetesini (Bulgaristan, 1924-1925), “Musavver Sahra Mecmuası”nı (Ş am), “Hacivat Karagöz”ü (Antakya 1933) ve “Ayyıldız” (İ skenderun, 1939) gazetesini çıkardı. Ayrıca “Kafkasya’nın Harp ve İ htilal Kahramanı İ mam Ş amil”, “Plevne Kahramanı Gazi Osman Pa ş a”, gibi kitapları de yayınlandı. (Bkz: Sefer E. Berzeg - Kafkasya ve Çerkesler Bibliyografyası, Samsun,1996, s:113-114). 38 Mikail Halil (1866-1936): Lak. Babası İ mam Ş amil’in naiblerinden Mukammed idi. Rus ordusunda görev yaptı, albay rütbesine kadar Da ğ ıstan Süvari Alayı’nda bulundu. Daha sonra I.Dünya sava ş ının ba ş langıcına kadar Temirhan ş ura Eyalet Ba ş kanlı ğ ı yaptı. Harp sırasında Kafkasya Cephesi Ba ş kumandanlı ğ ı’nda kurmay subaylık görevine getirildi ve generalli ğ e terfi etti. İ htilal sonrasında Kuzey Kafkasya’ya döndü ve Da ğ ıstan Halk Kurultayı’nca “Da ğ ıstan Milli Komitesi”nin askeri seksiyon ba ş kanlı ğ ına getirildi. Parlamento üyesi oldu. P ş imaho Kosok kabinesinin istifası üzerine hükümet ba ş kanlı ğ ı, harbiye ve dahiliye nazırlı ğ ı görevlerini yüklendiyse de Denikin’e kar ş ı teslimiyetçi bir pozisyona sürüklenerek yo ğ un tepkiler aldı. Mülteci ya ş antısında hep Türkiye’de kaldı ve 26 Temmuz 1936’da İ stanbul’da öldü. (Bkz: “Mikail Halil Pa ş a”, Budu ş eye, Var ş ova, 1936, No:1, s:1). 39 Vasfi Güsar bir makalesinde İ sa Ruhi Pa ş a’nın “Çerkes Nümune Mektebi”nin kapatılmasıyla ba ğ lantılı yargılandı ğ ını vurgulamakta ise de, bunu teyid edecek bilgiler bulunmamaktadır. 1925’deki tutuklama Kiraz Hamdi Pa ş a’nın önderlik etti ğ i “Tarikat-ı Salahiye” cemiyetine mensup olma gerekçesine dayalıdır. Ankara İ stiklal Mahkemesi’nde bu davada 72 ki ş i yargılanmı ş ; 11 ki ş i için idam kararı verilmi ş , sanıkların altısı 15’er, yedisi 10’ar, sekizi 5’er yıla mahkum edilmi ş tir. 15 A ğ ustos 1925 günü yapılan duru ş mada beraat eden 36 ki ş i arasında İ sa Ruhi Pa ş a ve Mikail Halil de bulunmaktadır. (Bkz: Vasfi Güsar - “İ stanbul Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti”, Kafkasya Kültürel Dergi, Ankara, 1975, No:48, s:25; “Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti: Ankara İ stiklal Mahkemesi’nce 1925’te Mahkum Edilmesi ve Sonrası”, Tarih ve Toplum, İ stanbul, 1990, No:73, s:48-49). 40 Bkz: Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:1, s:2. 41 “Yeni Kafkasya” 1922’den Kasım 1927’ye kadar 15 günde bir 100 sayı çıkmı ş tır. Sovyet ve İ ran hükümetlerini ve yöneticilerini hedef alan sert ele ş tirilerin yer aldı ğ ı mecmuanın ilk imtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü bir din alimi olan Da ğ ıstanlı Seyyid Tahir idi. Onun 1926 yılında ş apka kanununa muhalefet etti ğ i gerekçesiyle tutuklanarak İ stiklal Mahkemeleri’nde yargılanmasını takip eden günlerde künye de ğ i ş ikli ğ ine gidilmi ş tir. “Yeni Kafkasya”da Azeri politikacı Mehmet Emin Resulzade de takma isimlerle yazılar yazmı ş tır. (Bkz: Sefer E. Berzeg- Kafkasya ve Çerkesler Bibliyografyası, Samsun,1996, s:98). 42 Bu mü ş avirlerden Uluguay’ın biyografisi için bkz: Ramazan Traho – “Colonel Kuchuk Ulugai”, Caucasian Review, Münih, 1955, No:1, s:184-185. 43 Bkz: “Küçük Haberler”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:16; s:27. 44 Said Ş amil - a.g.m., s:48. 45 “Gayri müsait dı ş ortam ş üphesiz ki vaziyetimizi güçle ş tirdi ve mücadelemizi hissedilir derecede zorla ş tırdı. Fakat biz bütün samimiyetimizle kabul etmeliyiz ki,ba ş arısızlı ğ ımızın ba ş lıca sebebi bu de ğ ildir. Sebebi kendi içimizde, o zaman milli vazifenin ba ş ında olup hareketimizi idare edenlerin içinde aramak gerekir. Bu kadro milletimizin dima ğ ını te ş kil ediyordu. Çünkü milletin aydın kesimini temsil ediyorlardı. Bu durumda bu zümrenin görevi yalnız mühim zamanda hareketin ba ş ına geçip istiklal ilan etmekten ibaret olmamalı, hareket tarzını ve bu i ş için gerekli olan aktif milli kadroyu önceden hazırlamaktı. Maalesef itiraf etmeliyiz ki, bizim rehber zümresi görevini layıkıyla yerine getirememi ş tir. 1917 ihtilaline dek milli kurtulu ş ruhunda geli ş me görülmemi ş tir. Bu nedenle hareket hakkında hiç bir plan ve taktikleri mevcut de ğ ildi; zor anlarda ne yapabileceklerini önceden kestirebilen unsurlardan bir kadroyu çevrelerinde toplayamamı ş lardı. Bunun sonucunda, kritik zaman gelince, ba ş ta duran zümre halk kitlesini gerekti ğ i gibi te ş kil edemedi. Hallbuki halk Rus olan her ş eyden nefretle bakardı ve dolayısıyla milli hisleri kolaylıkla aktif hale getirilebilirdi” (Bkz: Ali Sultan - “11 Mayıs 1918”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:1, s:3-4). 46 Bkz: Arslan - “Ş imali Kafkasya’nın Geçmi ş i ve Gelece ğ i”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:45, s:3. 47 Ahmet-Han Mutu ş ev, İ dris Ziyazikov, Ömer Aliev, İ slam Hubiy, Betal Kalmık, Said Gabi, Zama Yandiev, Simon Tokaev, Necmeddin Samurski, Mahaç Ali Dahadayev, Aslanbek Ş eripov gibi “milli komünistler” olarak açıklanan isimlerle ilgili görü ş ler için bkz: Yusuf-Bek -ഊ“Kommunisti-Natsionali”, Gortsı Kavkaza, 1932, No:27, s:24-26; No:28, s:33-35; No:30, s:10-13; No:31, s:25-29. 48 Bu perpektiflere ili ş kin bazı yazılar: Balo Bilatti - “Rus Hakimiyeti Devrinde Ş imali Kafkasya’da Arazi Meselesi”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:41, s:6-11; Ömer O ğ uz - “Terk-Kala ‘Ş imali Kafkasya Ülkesinin Umumi Merkezi”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:22, s:5; “Mü ş terek Adi ğ ey Alfabesi Yoktur”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova,1933, No: 45, s:21-22. 49 Bazı makalelerin satır aralarında, bu rövan ş ist duygular “..yüzbinlere, milyona varan ş ehitlerimizin kanı bizden zafer ve intikam talep ediyor...” gibi kelimelerle dile getirilmi ş tir. (Bkz:Adi ğ e (Ahmet Canbek) - “Ş imali-Garbi Kafkasya’nın Rusya Tarafından İ stila ve İ skanı”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:38, s:22. Aynı yazının kitap olarak yayınlanmı ş ı: Ahmet Canbek - Kuzey Kafkasya Trajedisi, (sadele ş tiren: Nurcan Aydemir Turan), Kaf Yay., İ stanbul, 1994, s:30). 50 Bu kavramlarla ilgili olarak bkz: Mehmet Sa ğ lam - Örgütsel De ğ i ş me, T.O.D.A.İ .E. Yay., Ankara, 1979, s:25-26. 51 Barabsi Baytugan - “Uzak Geçmi ş imiz Hakkında Birkaç Söz”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova,1933, No:35-36, s:26. 52 Bkz: Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:1, s:1-2. 53 Bkz: “Merkezi ve Ş arki Avrupa Devletleri Bloku”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:33, s:9. Benzer ş ekilde “Gortsı Kavkaza”nın A ğ ustos 1933 sayısında da ifadeler mevcuttur: “Bugünkü beynelminel vaziyeti tetkik edecek olursak görürüz ki, harp tehlikesi henüz ortadan kalkmı ş de ğ ildir. Bilakis her tarafta harp olaca ğ ı ve Rusya’nın bu harbe i ş tirak edece ğ i söyleniyor. Sovyetler ittihadının dahili vaziyetini iyi bilenlerin itiraf etmesi gerektir ki, bol ş evik Rusya için harp demek, rejimin sukutu demektir. Harp, vaktiyle çarizmi ortadan kaldırdı ğ ı gibi, bol ş evizmi de meydandan kaldıracak ve daha harbi umumi sonlarında bir çok devletlerin ayrılmasıyla ba ş layan Rusya’nın parçalanma prosesini ikmal etmekte gecikmeyecektir. (...) patlayacak olan bu harp neticesindedir ki bugün Rus emperyalizmi altında inleyen milletlere boyunduruk getiren Rus emperyalizmi de haksız olarak i ş gal altına aldı ğ ı toprakları kaybettikten sonra, kendi tarihi ve etnografik hudutları dahiline çekilerek, dünyayı tehlike altında bırakan bir kuvvet olmaktan çıkacaktır” (“Rusya Kuvvetli midir?”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:42, s:4).
devamı var
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 14:55:41 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 :» |
|
54 Sedletski’nin dört temel noktada “devletin nasıl kurulabilece ğ i” sorunsalını cevaplamaya yönelik ideolojik-teknik yakla ş ımı dizi halinde “Gortsı Kavkaza”da yayınlanmı ş tı . Bu dizide Sedletski, 1- Devleti kimlerin kuraca ğ ı ve vatanda ş larının kalitatif analizi 2- devletin kurucu unsuru olarak halklar, üretim yetenekleri, di ğ er halklarla ili ş kilerinin biçimi ve uslubu 3-farklı dönemlerde milliyetçi güçlerin yükselmesi veya dü ş ü ş ü, halkın psikolojisi 4- devletlerin ve halkların tarihlerindeki özel anlar gibi problematikler çerçevesinde “devletle ş me” olgusuna e ğ ilmi ş ti. (Bkz: Stanislav Sedletski - “Kak stroit gosudartsvo”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1931, No:24, s:10-18, No:25, s:13-18). 55 Balo Bilatti - “Millet ve Dil”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:15, s:4. 56 Örnek olarak bkz: Hacı Murad - “Sistemi Slojnıh gosudarstv”, Gortsı Kavkaza, Paris,1929, No:8-9,s:31-37; No:10- 11, s:28-35. 57 Balo Bilatti- “Milli Merkeziyetçilik-Muvaffakiyetin Zamanıdır”, Natsionalnaya Mısl, Var ş ova, 1937, No:3, s:4. 58 Bkz: “Ba ş yazı”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova 1933, No:35-36, s:1-2. 59 Bu polemiklerle kısmi bir bakı ş için bzk: Berat B. Bir - M. Aydın Turan -“Gorçı Kavkaza’ ve ‘Severnıy Kavkaz’ Dergileri ve Bazı Önemli Makaleler”, Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İ stanbul, 1990, No:76-78, s:18-28. 60 Abat (Tevfik Çiper) - “Ş imali Kafkasyalıların Esareti”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:43, s:5-18 ve No:44, s:2-6 (Bu metinlerin sadele ş tirilmi ş hali için bkz: Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İ stanbul, 1990, No: 76-78, s:20-27). 61 Tevfik Çiper (1901-1972):Abaza/Abazin. Adana’ya ba ğ lı Tufanbeyli’nin Akpınar köyünde do ğ du. İ .Ü. Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ve çe ş itli yerlerde hakimlik, Adalet Bakanlı ğ ı Müfetti ş li ğ i görevlerinde bulundu. Ankara’da serbest avukat olarak çalı ş tı. Konya Yüksek İ slam Enstitüsü’nde Mukayeseli Hukuk, Tefsir ve İ slam Hukuku Tarihi dersleri verdi. Yayınlanan kitapları: “Amele Hukuku” (Zonguldak, 1930), “Askeri Ceza” (Ankara, 1942), “İ nsan ve Sosyal Hayatı” (Ankara, 1950) ve ikinci cildi yayınlanamayan “İ slam Hukuku I” (Ankara, 1969). (Bkz:ഊSefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlü ğ ü, Samsun, 1995, s:100). 62 Abat (Tevfik Çiper) - a.g.m., No:44, s:4. 63 Bu noktada Hobsbawm’ın “uluslar, devletleri ve milliyetçili ğ i olu ş turmazlar. Olu ş um tam tersinedir” tezi ve Gellner’in, “milliyetçili ğ in sosyal mühendisli ğ i”ne ihtiyaç duyan “millet” olgusu dü ş ünülmelidir (Bkz: Eric J. Hobsbawm - 1780’den Günümüze Milletler ve Milliyetçilik, (çev: Osman Akınhay), Ayrıntı Yay., İ stanbul, 1995, (2.B.); Ernest Gellner - Uluslar ve Ulusçuluk, (çev: Bü ş ra Ersanlı Bahar - Günay Göksu Erdo ğ an), İ nsan Yay., İ stanbul, 1992. 64 Kosta (Zangi)-“Mü ş terek Devlet Dili Mes’elesi Münasebetiyle”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:17. 65 Balo Bilatti - “Milli Hareketlerin İ deolojik Esasları”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1934, No:50, s:7. 66 Balo Bilatti - “Millet ve Dil”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:15, s:4. 67 Bkz: “Var ş ova Ş ark Enstitüsü Yanında Ş imali Kafkasya Dilleri Komisyonunun Te ş kili”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:15, s:27. 68 Anla ş manın tam metni için bkz: ”Kafkasya Konfederasyon Misakı”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:3, s:7-8. 69 Noy Jordaniya - “Kafkasya Konfederasyonu”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:3, s:12. 70 M.Emin Resulzade - “Tarihi Bir Akt”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:3, s:13. 71 İ brahim Çulik - “On Altı Yıl Sonra”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No: 3, s:16. 72 Anla ş manın imzalanmasıyla ilgili akisler için bkz: “Kafkasya Misakı ve Matbuat”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:21-24 ve No:8, s:24-25. 73 Said Ş amil - a.g.m., s:51. 74 Emigrasyon içinde önemsiz sayılabilecek bu ayrı ş mayı sürükleyen M.Abatsiyev ve H. Hatayev çok uzak olmayan bir geçmi ş te KDB bünyesinde yer almı ş lardı. Abatsiyev 1924’de KDB’nin sa ğ ladı ğ ı bursla Prag Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek ö ğ renimini tamamlayan mülteci ö ğ rencilerden biri idi (Bkz: “Gortsı Kavkaza studentı uça ş çiyesya v Çehoslovakii”, Kavkazski Gorets, Prag, 1924, No:1, s:71). 75 M(agomed) Ç(ukua)-“Beyinleri Altüst Olmu ş İ nsanlar”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1937, No:37, s:6. 76 Bkz: “Milyukofçu’nun Konferansında”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1937, No:37, s:8. 77 Örne ğ in, “Kafkasya Konfederasyonu” haritasının “Kazakların hürriyet ve istiklal haklarını inkar etti ğ ini” yazan “Kazakiya” adlı dergiye “Severnıy Kavkaz”da verilen cevapta, “Rus emperyalizmi tarafından memleketimizde vücuda getirilmi ş zararlı vaziyeti hala muhafaza etmeyi dü ş ünen adamlarla konu ş masnın mümkün olmadı ğ ı” hatırlatılmı ş tı (Bkz: “Kafkasya Misakı ve Matbuat”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:23). 78 1934 sonbaharında Polonya İ çi ş leri Bakanı Bronislav Penatsji’nin öldürülmesi sonrasında “Ukrayna Milliyetçileri Te ş kilatı” (O.U.N.) üyeleri takibata u ğ ramı ş ve bazıları tutuklanmı ş tı. Var ş ova’daki mahkemede, Çekoslovak emniyetinin O.U.N mensuplarından Senika isimli militanın evinde gerçekle ş tirdi ğ i bir operasyonda ele geçirdi ğ i bazı dökümanlar da iddianamede yer almı ş tı. Bu belgelerden birinde te ş kilatın Kafkasya’ya ş u yönelik projesi ifade ediliyordu: “Ukrayna devletinin hududlarını geni ş letmek ve devlet gelirlerini arttırmak için Karadenizle Hazar denizini bir kanal ile birle ş tirmek gerekir (...) Batıda hududu Krakov’a kadar geni ş letmek ve oradan Almanya’ya bir koridor açmaya çalı ş malıdır” (Bkz: “Konovalets’in İş tihaleri ve Kafkasya Birli ğ i”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:22, s:32). 79 Partik von zür Mühlen - a.g.e., s:21. 80 Bkz: “Sık Sık Fikir De ğ i ş en Bir Ba ş muharir Hakkında”,Vpered, Var ş ova, 1937, No:2-4, s:2-4. 81 Tsalıkattı’nın verdi ğ i bu konferansa i ş tirak eden bazı isimler: Çernov, Prof. M. A. Slavinski, Dr. Kobılyanski, G.G. Ayolo, Ohannes Akinyan, Prof. A.İ . Lototski, Prof. Serbina, V.İ . Zaharko, H. Naka ş idze, A.Yemuhvari, V.M.Tyergul, S.Soykup. (Bkz: “50-letniye vosstaniya na S. Kavkaze”, Volnıye Gortsı, Prag, 1927,s:21-23) 82 Baytugan’ın 14 Aralık 1927’de Prag’da verdi ğ i bu konferansın haberi için bkz: “V Soyuza Gortsev Kavkaza v Ç.S.P”, Volnıye Gortsı, Prag, 1928, No:6, s:25.ഊ83 Tambiy Elekhoti’nin 19 Aralık 1927’de Prag’da verdi ğ i bu konferansın haberi için bkz: a.g.y., s:25. 84 “İ ki saat devam eden konferans mecliste hazır bulunan Çek ve Lehler tarafından alaka ve dikkatle dinlenmi ş tir. Konferanstan sonra mühendis Adil Bey sürekli ve devamlı alkı ş larla takdir edilmi ş tir” (“Muhacirler Arasında”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:45, s:20). 85 ”Maruzacının son sözünden sonra klüp reisi profesör Kolaya Adil Beyi, muvaffakiyetli konferansından dolayı tebrik etmi ş ve klup muhitine bir canlılık vermesi münasebetiyle ona resmen te ş ekkür etmi ş tir” (Bkz: “Adil Beyin Maruzası”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1934, No:49, s:29). 86 Bkz: “Var ş ova’da Kafkasyalılar”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:29. 87 Brno’daki “Ukrayna Talebe Cemiyeti”nin daveti üzerine 5 Sonkanun 1935’de verilen bu konferansın hareketli geçti ğ i anla ş ılmaktadır. Toplantıyı takip eden bir Kuzey Kafkasyalı (“Ka ş ırga” mahlası kullanmaktaydı ki, muhtemelen Hüsnü Ka ş ago olmalıdır) dinleyicilerden “Hür Kazak meselesi nedir?”, “Kazak devleti fikri ne derece reel bir fikirdir?”, “Ukrayna’nın Kafkasya Konfederasyonu ile bilavasıta kom ş ulu ğ u gerçekle ş ebilir mi?”, “Kuzey Kafkasya milli fikrinin siyasi emelleri nedir?”, “Hür Kafkasya Devletinden Ukrayna azınlı ğ ının durumu ne olacak?” gibi ilginç sorular yöneltildi ğ ini kaydetmi ş tir (Bkz: “Küçük Haberler”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:10, s:24). 88 Bkz: Kurtulu ş , Berlin, 1936, No:17, s:496. 89 Bkz: “Var ş ova’da Maruzalar”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:24, s:26. 90 Bkz: “Var ş ova’da Maruzalar”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1936, No:24, s:26. 91 Bkz: “Torjyestvyennoe zasedanie ‘Volnıh Gortsev”, Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:3, s:20. 92 Bkz: “10-letnie Ukraynskoy revolyutsii”, Volnıye Gortsı, Prag, 1927, No:3, s:20. 93 Bkz: “11 May v klube ‘Prometey”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1930, No:17-18, s:58-61. 94 Bkz: “11 May v ınıh mestah sosredototsiya gorskoy emigratsii”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1930, No:17-18, s:61. 95 Bkz: “Zarubejnaya hronika”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1931, No:27, s:30-31. 96 Said Ş amil - a.g.m., s:50. 97 Bkz: “İ stiklal Bayramını Tesi’t”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:40, s:30. 98 Bkz: “Pohoroni Ali Mardan Beka Topçiba ş i”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:6. 99 Ş akman’ın konu ş ma metni için bkz: “Reç predstavitelya N.P.G.K. Tau-Sultana Ş akmana, proiznesennaya nad moliloy Ali Mardan Beka Topçiba ş i”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:7, s:6-7. 100 M.E. Resulzade - “Josef Pilsudski”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:14, s:3. 101 Bkz: “Mare ş al Pilsudski’nin Defin Merasimi ve Kafkasyalıların Lehistan’ın Milli Matemine İş tiraki”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:5, s:4-5. 102 Bkz: “Kafkasya Kolonisinin Krakov Seyahati”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:16, s: 26-27. 103 Bu kurultayla ve alınan kararlarla ilgili olarak bkz: M - “Moskova’nın Rusla ş tırma Siyasetine Kar ş ı ‘Promete’ Milletlerinin Protestosu”, Budu ş eye, Var ş ova, 1936,No:1-2, s:5-6. 104 Bkz: “Ahmet Canbek’le Bir Sohbet”, (Röp: İ lhan Öztürk), Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İ stanbul, 1977, No:43, s:16. 105 Ahmet Ali Ş urdum (Ş urdumyiko Ali) hakkında bilgi almak üzere konu ş tu ğ umuz Sn. Mesut Ş urdum KDHP yayınlarının kimi zaman posta yoluyla, kimi zaman da elden 10-15 adet birlikte babasına ula ş tı ğ ını, bunların Konya’daki evlerinde titizlikle saklandı ğ ını, Ahmet Ali Ş urdum’un da Dr. Vasfi Güsar ve soyadını hatırlayamadı ğ ı Said isimli bir ki ş iye verdi ğ ini ifade etmi ş lerdir. Mesut Ş urdum, 1938’de babasının İ stanbul’da kısa süre gözaltına alınmasından hemen sonra tüm yayınların bahçelerinde yakıldı ğ ını anlatmı ş , bu gözaltı sonrasında Ankara’dan evlerinin aranmasına yönelik verildi ğ ini duyduklarını aktarmı ş lardır. (10 Haziran 1996 tarihinde yapılan sohbet). 106 Bkz: “Filistindeki Muhacirlerimiz”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1934, No:4, s:40. 107 Ahmet Tsalıkattı (“Ahmet”, “A.Ts.”,”Kurtatag”), Elmurza Bekoviç Çerkaski (“Elmurz”), Said Ş amil (“S.”, “S.B.”), Barasbi Baytugan (“Baris-biy”), Tausultan Ş akman (“Ş akman”), Ahmet Canbek (“Canbek Havjoko”, “Havjoko”, “Adige”, “C.H.”), Cemaleddin Kanukati (“Cemal-eddin”), Gazihan Bessolt (“Gazi-han”), Bahaeddin Hur ş (“Bahaeddin”, “Emir Hasan”, “Hur ş ”),ഊBalo Bilatti (“Narton”), Adil Bek Kulatti (“Adil”, “A.K”), Mirza Bek Kulatti (“Murza Bek”), Mogamed Çukua (“M.Ç.”, “Ç.”), Kosta Zangi (“Kosta”), Aytek Kundukh (“Seyyah”), Ahmet Ali Ş urdum (“Ş urdumyiko Ali”) gibi mahlaslar kullanmı ş lardır. 108 İ lki 26 Mart 1927’de Prag’da çıkan “Volnıye Gortsı”nin ikinci sayısı 3 Mayıs 1927’de, üçüncü sayısı 28 Haziran 1927’de, altıncı sayısı ise 19 Ocak 1928’de yayınlanmı ş tır. Dördüncü ve be ş inci sayıları göremedi ğ imizden yayın tarihlerini kaydedememekte; altıncı sayıdan sonra yayınlanıp yayınlanmadı ğ ını da bilememekteyiz. 109 Tanımlama için bkz: ”Çekoslovakya’da Kafkasya Hakkında”, Severnıy Kavkaz, Var ş ova, 1935, No:15, s:7. 110 Bkz: Volnıye Gortsı, 1927, No:1, s:1. 111 “Gortsı Kavkaza”nın ilk Türkçe-Rusça nüshasında “tekamül yolunda atılan adımlardan biri” olarak ifade edilen iki dille yayının gerekçeleri açıktır, ki bu ba ş yazıda ifade edilmi ş tir: “Müslüman Ş ark’ın büyük bir ümitle baktı ğ ı bir memleket olarak yeniden do ğ an Türkiye’nin Kafkasya davasına eski sempatisini ihya etmek, an’ane haline gelmi ş münasebeti takviye etmek” ve “bütün Ş ark boyunca ikinci vatan diye yerle ş en yüzbinlerce ırkda ş a” hitap edebilmek.. (Bkz: Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:35-36, s:1-2). 112 Adi ğ e dili ile örnekler için bkz: Svatopulk Çeh - “Adıqe”, (çev: Batoko Harun), Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:40, s:18-21; Mirzemkue İ zzeddin - “Adiqe ççixer”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:46, s:7-8; Oset dili ile örnekler için bkz: Farniatty Saluat - “Iblis”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:41, s:5; Bekir - “Zaerdaei qaersyn”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:41, s.28; Farniatty Saluat - “Ci-ma?”, Gortsı Kavkaza, Var ş ova, 1933, No:42, s:9. 113 Put Svboda (Hürriyet Yolu): İ lk sayısı Aralık 1934’te yayınlanan Türkçe-Rusça derginin sorumlu müdürlü ğ ü Canbek Havjoko (Ahmet Canbek) tarafından yapılmı ş tır. 114 Borba (Sava ş ): Sorumlu müdür olarak Canbek Havjoko gözüktü ğ ü dergi Ş ubat 1936’da Türkçe- Rusça olarak çıkmı ş tır. 115 Znamya Naroda (Millet Bayra ğ ı): Canbek Havjoko’nun sorumlu müdürlü ğ ünde Türkçe-Rusça olarak Mayıs 1936’da çıkmı ş tır. 116 Na ş a Tsel (Bizim Dilek): Türkçe-Rusça olarak 1936 Haziranında çıkmı ş , sorumlu müdürlü ğ ünü Canbek Havjoko yapmı ş tır. 117 Budu ş eye (Gelecek): İ lk sayısı A ğ ustos-Eylül 1936’da Ali Mirza’nın (?) yönetiminde Türkçe-Rusça olarak çıkmı ş tır. 118 Natsionalnay Mısl (Milli Fikir): Ş ubat 1937’de Canbek Havjoko’nun yönetiminde Türkçe-Rusça olarak çıkmı ş tır. 119 Vpered (İ leri): Ali Mirza (?) yönetiminde Var ş ova’da çıkan bu dergi Mayıs 1937’de Türkçe-Rusça yayınlanmaya ba ş lamı ş tır. 120 Na ş Kray (Ülkemiz): 1937 sonbaharında (Ekim-Kasım) 1-2. birle ş ik sayı Türkçe-Rusça olarak Kurguko Cad’ın (?) sorumlu müdürlü ğ ünde yayınlanmı ş tır. 121 Golos Rodini (Vatan Sesi): Barasbi Baytugan ‘ın sorumlu müdürlü ğ ünde, 1937’de Türkçe-Rusça olarak çıkmı ş tır. 122 Prizıv (Ça ğ ırı ş ): 1938 yazında (Mayıs-Haziran) 1-2. birle ş ik sayısı Türkçe-Rusça olarak Balo Bilatti’nin idaresinde yayınlanmı ş tır. 123 Örne ğ in - Zanbek Chawzoko (Ahmet Canbek - Havjoko) - “Dzıeje Alfabetu Adygejskı Ego”, Wschod, 1932, No:3-4 (7-8), s:68-71. 124 Bu kitap Tsalıkattı’nın 28 Nisan 1927’de Prag’da verdi ğ i konferansın metnidir. 125 Mehmet Fetgeri Ş öenu’nun bu çalı ş ması “M.F.Ş anba” takma adıyla yayınlanmı ş tır. 126 “Gorskaya Respublica”adlı kitabın yayına “hazırlandı ğ ına” ili ş kin kayıtlar mevcuttur. Ancak bu kitabın basıldı ğ ına dair bir ipucu bulunmamaktadır. (Bkz: “Hronika Gorskoy jizni”, Kavkazski Gorets, Prag, 1924, No:1, s:71 ve Tambiy Elekhoti - “Akhmed Tsalıkattı”, Gortsı Kavkaza, Paris, 1928, No:1, s:3). 127 Örne ğ in Blenav Batoko Harun’un “Müzakerat-el lujna” (1927), “Elifba-vel Ş erkesiyye” (1929); “El Kırael Ş erkessiye” (1929); “Adighe Bzehabz” (1931), “Adı ğ e Alfabe” (1931) ve di ğ er eserleri. 128 Rasem Rü ş dü -The Tragedy of a Nation, 1939. 129 Aytek Kundukh - Kafkasya Müridizmi (Gazavat Tarihi), (Haz: Tarık Cemal Kutlu), Gözde Kitaplar Yay., İ stanbul, 1988.ഊ130 Paul Kennedy - Büyük Güçlerin Yükseli ş ve Çökü ş leri, (Çev:Birtane Karanakçı), T.İş Bankası Yay., Ankara, 1990, s:362. 131 Partik von zür Mühlen - a.g.e., s:25. 132 Said Ş amil notlarında ş unları söyleyecektir: “Polonya’ya geldi ğ im sırada, Mare ş al Pilsudski artık yoktu. Fakat Polonya hala onun platformu üzerinde duruyordu. Bu büyük insanın; Fransa ile olan askeri ba ğ lantılarına bakmadan, Almanya ile on yıllık bir adem-i tecavüz anla ş ması imzalaması ve Rusya’ya kar ş ı olan dü ş üncelerini Hitler’e açması, bu da yetmiyormu ş gibi Polonya ordusunu Rusya’ya kar ş ı yapılacak mü ş terek harekatta Almanya’nın motorize a ğ ır silahlı kıtalarına yardımcı olacak mahiyette portatif silah ve süvari birliklerle teçhizi; Mare ş al’ın ne pahasına olursa olsun Rusya’yı parçalamak için Almanlarla i ş birli ğ i etmeye hazır oldu ğ unu gösterir.” (Bkz: Said Ş amil - a.g.m., s:52) 133 G. Kostyuk - "İ kinci Dünya Sava ş ının Hazırlanmasında Molotov-Ribbentrop Paktının Önemi", Dergi, SBÖE Yay., Münih, 1960, No:19. 134 Hüseyin Kumuz (1890-1964): Abaza/Abazin. 28 Aralık 1890'da Battalpa ş a'da do ğ du.1908'de Tiflis Askeri Okulu'ndan mezun oldu. Görevli olarak 1917 sonbaharında Polonya'ya gitti. 1918- 1919 yıllarında “Çerkes Tümeni”nde topçu subaylı ğ ı yaptı. 1920'de mülteci olarak Türkiye'ye geçti. Bir grup arkada ş ıyla 1927'de Polonya Ordusu'na katıldı ve yüzba ş ı rütbesiyle göreve ba ş ladı. 1940 yılında önce Türkiye'ye, daha sonra Ortado ğ u'ya gitti. Sava ş sonrasında İ ngiltere'de ya ş adı. Abazin, Kabardey, Türk, Rus, Leh, Fransız ve İ ngiliz dillerini bilen Kumuz 1951 A ğ ustosunda "Kavkaz" dergisinin çıkarılmasına i ş tirak etti. 29 Kasım 1964'te Londra'da öldü. (Bkz: "Hüseyin Kumuz", Obyedinennıy Kavkaz, Münih, 1964, No:2-3, s:61-62). 135 Partik von zür Mühlen - a.g.e., s:36. 136 Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlü ğ ü, Samsun, 1995, s:221. (Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi’ne ili ş kin bu çalı ş ma “Tarih ve Toplum” dergisinde iki bölüm halinde yayımlanmı ş tır: M. Aydın Turan: “’Promethe Hareketi’nde Kuzey Kafkasya Mültecileri: Kafkasya Da ğ lıları Halk Partisi (1926-1940)”, Tarih ve Toplum, İ stanbul, 1997, No:161, s:49-57; No:162, s:39-47).
bejdal 2©®7
|
|
|
|
|
Logged
|
bejdal Бишу к1удияб бечелъи кинаб гу миляталъул, буго дазул мац1 гуна маданияат.
|
|
|
| 16 Aralık 2007, 15:49:25 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 :» |
|
Ellerine sağlık uzun olsada gerçekten okunmayadeğer atalarımız gerçekten mücadelelerini uzun yıllar sürdürebilmişler.Emeği geçenlerden allah razı olsun,
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 27 Aralık 2007, 23:34:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 :» |
|
Müthiş bir yazı.İyi bir tarih derleyiciliği.Sağol bejdal kardeş, böyle bir tarihi belgeden veya araştırmadan haberimiz yoktu.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Nisan 2008, 22:32:16 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 :» |
|
Teşekkürler.Bu yazıyı bütün kafkasyalılar okumalı.Günümüz gençliği düğünlerde,derneklerde kafkasyalılık yapıyor,milli benliğini oralarda arıyor.onlarda gerekli fakat,milli bir ideolojinin ve ruhun verilmesi gerekir.Atalarımızın sadece kendini savunmak için değil,milli birli ve beraberlik için yaptıkları mücadeleyi biımeleri gerekir.bu konuda cemiyet önderlerine görev düştüğü kanaatindeyim.Saygılarımla..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 29 Nisan 2008, 11:55:42 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 :» |
|
Sitenin en iyi yazısı desem, diğer yazılara ve yazarlarına haksızlık etmiş olacağımdan korkuyorum. Çabaları için herkese teşekkürü borç biliyorum. Ama bu yazıyı yazan M.Aydın Turan'a çok çok çok ama çokkkk teşekkür ediyorum. Barkala Aydın.................
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|