Balday arkadaşın önerilerini sonuna kadar paylaşıyorum.
Fakat bazen de diyorum ki:
Bu zamana kadar büyüklerimizin yaptıkları her şey mi yanlıştı?
Tamam, onlar gerçekten özgün Dağıstan kültürünü muhafaza etmek ve
geliştirmek konusunda çok yetersiz davrandılar.
Ancak Dağıstanlı olmayan diğer Kafkas boylarıyla beraber hareket ettiler.
Beraberce kurdukları dernek ve vakıflarda birlikte hareket ettiler.
Onlar kabilecilik yapmadılar.
Kör topal bir çok kurum ortaya çıkardılar.
Şimdi bizim kuşak ne Yaptı?
Evet müstakil Dağıstan Kültür derneklerini kurdular.
Fakat daha ortada dört duvar ve kiremitli çatılardan başka?
Mesela; bu derneklerin bir tane olsun folklör grubu var mı?
Avarca, Kumukça, Lezgice ve diğer dillerde şarkı ve özgün Dağıstan müziği icra eden
bir tek grupları var mı?
Orijinal dillerde bir tane tiyatro grupları var mı?
Bir adet çift dilli gazete, dergi veya ilaç olsun diye bir tek kitapları var mı?
Cafer Barlas ağabey de olmasa Avarca kitaplardan ve hatta böyle bir dilin
varlığından kimsenin haberi bile olmayacak.
Aramızda Dağıstan'dan bizim dillerden kitap, gazete getirip çevirten ve yayınlayan var mı?
Bütün bunları çok merak ediyorum.
Hasılı bence bizden öncekilerin kurdukları kurumlara da sahip çıkarak,
diğer Kafkaslı kardeşlerimizle daha sıkı bir işbirliği içine girmemiz gerekiyor.
Yeniden yeniden Amerika'yı keşfetmeye gerek yok.
Aşağıdaki linkleri lütfen tüm arkadaşlar takip etsinler:
http://www.archivekavkaz.com/http://www.birkaf.com/http://www.kafder.org.tr/http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/dernekler/2008/030108_samil_vakfi_kahvalti.htm